[Kazuya & Shinji] Şifa

Amegakure liderinin bulunduğu yapı.
User avatar
Hagane Shinji
Amegakure
Amegakure
Posts: 49
Joined: March 16th, 2025, 10:04 pm
Künye:

Re: [Kazuya & Shinji] Şifa

Post by Hagane Shinji » March 14th, 2026, 1:08 am

Kazuya'nın kıyafetimden çekiştirmesini hissettiğimde bakışlarını yakaladım. Çatık kaşları, sert ifadesi. Söylemek istediğini bağırmadan anlatıyordu. Fazla açıldığımı biliyordum. Ama karanlık sokaklarda bir hayaletin peşinden yürürken elimizdeki en keskin silah netlikti. Kadın bizim kim olduğumuzu anlamıştı zaten. O noktadan sonra bilgiyi saklamaya çalışmak sadece zaman kaybıydı. Kazuya'nın temkinini anlıyordum, hatta takdir ediyordum. Izena'dan bu yana içgüdüleri bilenmiş, artık kendi analizlerini yapabiliyordu. Ama bu sefer durumu tam okuyamıyordu. Kadının bizi durdurması, yönlendirmesi, andımıza verdiği tepki. Bunlar bir düşmanın yapacağı şeyler değildi. Düşman bizi durdurmazdı, geçirirdi. Pusunun öbür ucunda bekleyenlere ikram ederdi.

Kazuya'nın arkamdan çekiştirmesine karşılık yürürken hafifçe başımı yana eğdim, göz ucuyla baktım. Dudaklarımın arasından fısıltıyla tek kelime çıktı. "Biliyorum." Özür değildi, savunma da değildi. Farkında olduğumun teyidiydi sadece. Bundan sonrasını kadının bize vereceği şekillendirecekti. Junko'nun adımlarını takip ederken arka sokaklardaki karanlığın içinde zihnimde bir saat işliyordu. Her geçen dakika Haiki-sama'dan biraz daha uzaklaşmak, Yubari-gawa'ya biraz daha geç kalmak demekti. Bu kadının bize sunabileceği bir şey varsa hızlıca almalıydık. Yoksa Shiryugan'ı doyurup yolumuza devam etmeliydik.

Dar sokaklara girdiğimizde gözümün ucuyla Kazuya'nın hareketini yakaladım. Formasyonu bozmuş, Junko'ya yaklaşmıştı. Ne yaptığını anlamam uzun sürmedi. Alın bandını inceliyordu. Ceketin dikişlerini, kumaşın rengini tarıyordu. Riaru'nun kırmızı şeritlerinden ya da Daimyo kuvvetlerinin mavi bantlarından bir iz arıyordu. İçimden geçen gülümsemeyi bastırdım. Kimse öğretmemişti bunu ona, kendisi geliştiriyordu. Izena'dan bu yana sezgilerinin nasıl keskinleştiğini izlemek... bir ağabeyin duyacağı türden bir gurur bu. Henüz eksik olan büyük resmi görebilmekti. Ama o da gelir. Zaman ve tecrübe öğretir sonunda.

Kazuya'nın kısık sesi kulağıma ulaştı. "Hashin-san… siz mi bize yardımcı olacaksınız… yoksa başka bir konuda bizim yardımımızı mı isteyeceksiniz?" Doğru soru, doğru zamanda. Kadının cevabını beklerken kendimi de aynı sorunun üzerinde buldum. Junko'nun stres altındaki bedeni zaten çok şey anlatıyordu. Gözlerinin altındaki torbalar, yüzündeki kilo kaybının izleri, hafif hafif titreyen elleri. Uzun süredir burada tek başına kalmış birinin hali. Bu kadar yıpranmış biri yardım istemek yerine yardım etmeye kalkışıyorsa... ya umutsuzluktan gelen bir refleksti bu, ya da halataşıdığı bir görev bilinci. Hangisi olursa olsun fark etmezdi benim için. Bu kadın tehdit değildi, en azından ben buna inanıyordum. İşe yarar mıydı, onu henüz bilemezdim.

Kazuya incelemesini tamamlayıp arkama döndüğünde formasyonumuzun yeniden oturduğunu hissettim. Sırtımdaki battaniyenin altındaki katanaya uzanabileceği mesafeyi koruması hoşuma gitti. Sessiz bir düzen içinde yürümeye devam ettik. Suruma'nın dar sokakları her adımda biraz daha daralıyordu, yıkık duvarların arasından sızan solgun ışık yolumuzu güçlükle gösteriyordu. Her köşe pusu olabilirdi ama Junko'nun adımlarında tereddüt yoktu. Nereye gittiğini biliyordu. Bu sokakları tanıyordu, burada yaşıyordu.

Yürürken zihnimin bir köşesi Kazuya'nın huzursuzluğuyla meşguldü. Haklıydı, bir yere kadar. İlk açıklamayı bizim yapmamız taktiksel bir riskti. Görev bilgisini bir yabancıyla paylaşmak, Shinn'in bize tembih ettiği gizliliğe aykırıydı. Ama ben insanları okuyordum, Kazuya durumları okuyordu. İkimizin de göremediği açılar vardı her zaman. Benim gördüğüm, bu kadının gözlerindeki o kıvılcımdı. Andımızı duyduğunda kıpırdayan, uzun süredir söndüğünü sandığı bir şey. İçinde hala bu yanan biri bilgimizi düşmana satmazdı. Ama Kazuya'nın temkini de gereksiz değildi. Eğer yanılıyorsam, onun tetikliği ikimizi de kurtaracak şeydi zaten.

Kazuya'nın sorusu havada asılı kaldı. Cevabını bekliyordum. Kadından tatmin edici bir şey gelmezse Suruma'da ne kadar süredir kaldığını ve burada kaç kişi olduklarını öğrenmem gerekecekti. Uzun süredir buradaysa Daimyo devriye rotalarını biliyor olmalıydı. Bu bilgi Yubari-gawa'ya sızmamızı kolaylaştırabilirdi. Yalnızsa durumu daha basitti. Ne sunabileceği ne de bizden isteyeceği çok şey olmazdı.

Kadına bakarken Kazuya'nın da gözlerini üzerimde hissettiğimin farkındaydım. Küçük dostumun huzursuzluğunu çözmem gerekiyordu ama bunu kadının yanında yapamazdım. Şimdilik bakışlarımla söyleyecektim, her zamanki gibi. Gözlerimi bir anlığına Kazuya'ya kaydırdım. Sert değil, yumuşak da değil. Sadece tanıdık. Seninleyim.
Image
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 2961
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kazuya & Shinji] Şifa

Post by GM - Naruto » April 17th, 2026, 3:25 pm

Kadın Kazuya'nın sorusuna hemen cevap vermiyor. Dar arka sokaklara atılıyorsunuz hızlıca. Tek sıra halinde yürüyorsunuz. Tek katlı evlerin sırtlarının baktığı koridorumsu sokaklar çapraz bir şekilde birbirine bağlanmış durumda. Yanından geçtiğiniz evlerin yıkık ve kırık pencerelerinden içeri baktığınızda donmuş bir hayat portresi karşılıyor sizi. Kimi yarım bırakılmış ve artık küflenmiş bir yemek sahnesi barındırıyor bir yer masasının üzerinde. Kimisi ise kana bulanmış bir salondan ibaret. Kimisi ise tanınmayacak kadar yanmış.

Yürüyüşünüz çok sürmüyor. Bu arka sokağa açılan bir kapısı olan evin dibine geldiğinizde içeri adım atmadan önce kadın konuşuyor size bakarak. "Civarda Daimyo kuvvetlerinin devriyesi aktif. Eğer ana yoldan devam ederseniz onlarla karşılaşacaksınız. Burada saklandıktan sonra yolunuza devam edebilirsiniz." dedikten sonra, Kazuya ile göz göze geliyor. "Yani size yardım ediyorum diyebilirsin herhalde." diyor buruk bir gülümseme ile, ardından kapıdan içeri geçiyor.

Siz de kapında geçtikten sonra, kendinizi tek göz ufak bir evde buluyorsunuz. Bir köşeye yığılmış yer yatağı seçiyorsunuz. Yanında yere yığılmış kunai, shuriken ve ilk yardım malzemelerinin olduğunu tahmin ettiğiniz bir çanta var yığıntı şeklinde duran. Yer yatağında biri yatmakta, sırtı süze doğru dönük. Üzerinde standart shinobi üniforması var. Kısa saçlı bir erkek olsa gerek.

Ortamı kısık ve tek bir gaz lambası aydınlatmakta. Dışarıda başlayan hafif yağmurun sesi, çatıya düşen damlalar ile kendini belli etmekte. Kadın derin bir nefes veriyor ve sırtını yatağa yakın bir yerde duvara verip, yere çöküyor. Ellerini önünde birleştiriyor ardından.

Kadın ve partneri ne kadardır burada görev yapıyorlar? Epeydir teçhizatsız kaldıkları belli. Görevleri her ne idiyse, uzunca bir süredir onları burada tutmuşa benziyor.

Ortamı kaplayan küf, ter, ve rutubet kokusu burunlarınızın direğini sızlatıyor. Tüm bunların arasından Shinji, kurumuş kan kokusu da sezimliyor.

"Göreviniz ne diye sormayacağım. Bir kaç saate devriyeler geri çekilir. O vakit yolunuza devam edersiniz." diyor kadın.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Yamato Kazuya
Amegakure
Amegakure
Posts: 63
Joined: May 20th, 2019, 3:17 pm
Location: Eski Suruma Kasabası
Künye:

Re: [Kazuya & Shinji] Şifa

Post by Yamato Kazuya » May 12th, 2026, 11:42 pm

Yürüyüşümüz nihayet bir yere varmış, Hashin ve arkadaşının harekat üssü olarak kullandığı yıkıntıya varmıştık. Savaşın geride bıraktığı izler aynı Izena’da olduğu gibi burada da her taraftaydı. Burası çok daha fazla yıkım görmüştü. Yarıda kalmış, yok olmuş, ukteye dönüşmüş yaşamların yarattığı olumsuz hisler bölgenin hissiyatını karartmıştı. İnsana her an tetikte olma ihtiyacında bırakan, tüylerin sürekli diken diken durduğu bir yerdi Suruma.

Peşine takıldığımız kadın kapıdan girmeden soru işaretimi aydınlatmış, bize yardımcı olduğunu beyan etmişti. İçeri girerken kendisine yanıtımı geciktirmeden verecektim. "Teşekkürler, Hashin-san." Bize yardımcı olduğuna hemfikir olmuştum. Onun söyledikleri bizim planımızla uyuşuyordu. Devriyeyi atlatıp yola devam edecek, Yubari-gawa yöresine girişimiz olaysız gerçekleşecekti. Zihnimde taşlar yerine oturuyordu.

İçeride gördüklerim Hashin ve arkadaşına karşı biraz acıma ve üzüntü hisleri geliştirmeme sebep olmuştu. Erzak ve ekipman açısından muhtaç düştükleri belliydi. Görevlerini sürdürmeleri zor gözüküyordu. Biz ise her tarafımız çakılı ekipman yüküyle gelmiştik. Onlara yardımcı olabilirdik. Tabi bize lazım olacak ekipmanları ayırmamız gerekiyordu. Kendi çantamdaki üç kunainin biriyle beş shurikenin üçünü verebilirdim. Hemen kendi kendime hesap yapmaya başladım ama bir noktada kafam karışmıştı. Bu yardımı yapmalı mıydık o bile muallaktı aslında. En iyisi benden rütbeli birine danışmaktı. "Shinji-nii." Sözümle dikkatini çektikten sonra yalandan bir öksürükle önce yere yığılı ekipmanları, ardından bizim bohçaları işaret ettim. Anlayacağını umuyordum.

Şimdilik görevin kalanı itibariyle Yubari-gawa bölgesine geçip tapınağa ulaşmamız gerekiyordu. İzcilik bilen birisinin işimizi çok kolaylaştıracağı kesindi. Belki şans eseri denk geldiğimiz bu ikili sayesinde Haiki-sama’yı hızlıca sağlığına kavuşturabilirdik. Kendi görevimizi açık etmeden ortaya laf atacaktım. Görevlerle ilgili konu zaten açılmıştı. "Sağ ol Hashin-san. Açık konuşmak gerekirse izcilik becerisine sahip birisi oldukça işimize yarar. Düşman bölgesinde yolları kullanmak oldukça tehlikeli, bu yüzden böyle giyindik." Kıyafetlerime, partnerime, ortama birkaç saniye daha göz gezdirdikten sonra gözlerimi Hashin’e çevirip sözlerime devam ettim. "Pek de başarılı bir kılık değiştirme olmadı anlaşılan." Karşımdaki kişiyi takdirimi özetleyen bir gülümsemeyle ona bakıyor olacaktım. Ardından lafı biraz daha derinleştirecektim. "Ortağımın da önceden söylediği gibi öncelikle Yubari-gawa bölgesine ulaşmamız gerekiyor. Oraya ulaştıktan sonra da yine izcilik yeteneğine ihtiyacımız olacak gibi. Eğer biriniz bile bu yeteneğe hakimseniz birlikte hareket edebiliriz." Teklifimi yapmıştım. Üstüne bizim de bir şeyler önermemiz gerekiyordu tabi. "Belki gidişte ya da dönüşte bizim de sizin göreviniz için yardımcı olabileceğimiz konular vardır." Teçhizat paylaşma işini de ucundan dile getirsem işe yarayabilirdi. Zihnimde netleşmediği için o konuya pek girmeye çalışacaktım. O konuyu konuşma işini Shinji-nii’ye bırakmıştım. Zaten söze girmeden öncesinde tahmin ettiğimden fazla bile konuşmuştum.
Image
► Show Spoiler
User avatar
Hagane Shinji
Amegakure
Amegakure
Posts: 49
Joined: March 16th, 2025, 10:04 pm
Künye:

Re: [Kazuya & Shinji] Şifa

Post by Hagane Shinji » June 2nd, 2026, 11:46 am

Off Topic
Ay sonuna kadar yazma ihtimalim ufukta gözükmüyor. 30 gün süreyle kullanım haklarımı sizlere devretmek istiyorum.
Image
► Show Spoiler
Post Reply

Return to “Ame-Chou Binası”