[Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Yağmur Ülkesi'nin en güneyindeki, Tanigakure kontrolündeki askeri bölge.
User avatar
Kitamura Susumu
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 320
Joined: August 31st, 2018, 1:49 am
Location: Kusagakure Güvenlik Hattı
Künye:

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by Kitamura Susumu » February 7th, 2026, 8:22 pm

Teki, adamı öldürmemeyi tercih ederek rahat bir nefes almamı sağlamıştı. Tarih tekerrürden ibaret derlerdi ya... Doğruydu sanırım, bu anı daha önce bir değil birkaç defa yaşamıştım. Bıçağı bir rakibin boğazından geçirmek kaşla göz arasında gerçekleşen bir mevzu, bu esnada bir şey hissetmediğim ise doğru, evet. Fakat bu karardan öncesi ve sonrası? Öldürme konsepti ile bir problemimin olmadığını iddia etsem de, kendime söylediğim bazı yalanlar da vardı sanırım. Yoksa öldürmemeyi tercih eden her silah arkadaşımda üzerimden bu kadar yük kalkmazdı.

Bir süredir bir ağacın dibinde çimenler üzerinde oturmaktaydım. Pançomun kapşonunu indirmiş, saçlarımı çözerek salmıştım kafamdaki baskıyı biraz azaltabilmek için. Parmaklarımla bazen şakaklarımı bazen de burnumun çatını ovalıyordum biraz daha rahatlayabilmek için. Teki’nin yamulttuğu adamı basbaya kaçırmıştık. Lakin adamla ne savaşa giren, ne de onu taşıyan taraf olmamama rağmen yorgun hissetmeye başlamıştım kamp alanını geride bıraktığımızda. Fiziksel bir yorgunluktan ziyade zihinseldi bu, az ötemdeki çocukların kendi aralarındaki konuşmalara bakılırsa bu yorgunluğu tek yaşayan da ben değildim.

Komikti aslında aralarında konuştukları. Hatta trajikomik demek daha doğru olurdu. “Tatlıcı” ile “can alma” laflarını birbirine bu kadar yakın cümlelerde kurabilmelerini geçtim, şu kadarcık bir çatışmayla sarsılmalarını tarif edecek başka bir kelime gelmiyordu aklıma. Küçümsediğimden böyle düşünmüyordum, onların yaşlarında ben daha beterdim zira bizim dönemimizdeki “barış” yalanı günümüze göre biraz daha kuvvetliydi. Sınırda kopan savaşlar, ülke bölüp huzur kaçıran teröristler ya da dengeleri değiştirmesi umut edilen gizemli taşlar öyle pek yoktu. Bu yüzden benim genin olduğum yıllara göre daha şanssız dönemlerden geçiyor olabilirlerdi, buna diyecek lafım yoktu. Fakat sınırın birkaç kilometre ötesinde antrenman yapacak ekipman bile bulamayan, savaşın ve parçalanmış toprakların içine doğan, az önceki çatışmanın kat be kat fazlasını her gün görmek zorunda olan yaşıtları da vardı bu çocukların. Hayat bazen gerçekten adaletsiz olabiliyordu, ancak bu adaletsizlik ellerinden tutmamak için geçerli bir sebep de değildi.

“Çocuk olmak kötü bir şey mi ki?” diye kalktım. Üstümü başımı hafiften düzeltip arkamdaki toprağı silkeledim. Hafif bir gülümseme takındım zoraki bir şekilde ve çocuklara birkaç adım yaklaştım.

Kollarımı önümde kavuşturdum. Teker teker baktım yüzlerine, ardından Seito’ya diktim bakışlarımı önce. “Gerekli olduğunda birini öldürmeye hazır olmamız önemli, bu doğru. Fakat shinobi olmak can almaktan mı ibarettir sadece? Öldürmemeyi, rakibimizin yaşamasına izin vermeyi hiç mi tercih edemeyiz? Bazen yeri gelir, bir şeyi yapabileceğin halde yapmamak, kavgaları daha çıkmadan sonlandırır.”

Biraz duraksadım, bakışlarımı Seito’dan çekip bir Miyacho’ya, bir Haruka’ya bakmaya başladım konuşmaya devam ederken. “Peki, isabetli fırlatmayı öğrendiğimiz kunailer mi verir böyle anlarda kararı? Ruhumuzu boş verip sadece kaslarımızı geliştirirsek cesaret ile vicdan arasındaki çizgiyi nasıl görebilir hale geliriz? Tek başına “saf güç” yıkımdan başka ne getirebilir?”

Önümdeki kollarımı tekrar bozup iki yana saldım. Bakışlarımı da vücudumu da adamın olduğu yöne çevirip devam ettim son cümlelerime. “Bence sakin bir kafa ile hep beraber tatlıcıda oturmanız bu soruların cevaplarını düşünmek için iyi bir fırsat.” Birkaç adım atarak adama doğru ilerlemeye başladım. “Hem, kimin ne zaman arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmediğine bin pişman olacağının garantisi yok.” Sesim sonlara doğru biraz daha azalmıştı. Yine de duyabildiklerinden emindim.

“Ellerine sağlık. Gerisini ben devralabilirim.” Teki, ben çocuklar ile muhattap olurken çoktan bağlamıştı adamı itinayla. Parmaklarımı misina arasından sokarak ne kadar sıkı bağlandığını bir tarttım kendimce. Birazdan adamı uyandırıp, “sorgulamaya” başlayacaktım sonuçta ve kaslarını şişirip bağlarından kurtularak üzerime atlayan biriyle uğraşmak istemediğime emindim. Ardından elimi burnuna atıp seri bir hamle ile kırılan kemiğini yerine geri oturtacaktım. Bu epey canını acıtmalıydı. Baygın bir insanı uyandırmanın can acısından daha iyi bir yolu da yoktu. Uyanması için yeterli olacağını düşünüyordum ancak yetmezse sağını solunu cimcirmeye ve uyanana kadar sarsmaya devam edebilirdim, çok dert değildi.

Adam uyandıktan sonra onu sorgulamayı üzerinde Omotsuki uygulayarak yapmayı düşünüyordum. Fakat buna hemen geçmek yerine onu önce sözel bir şekilde sorgulayacaktım. “Bir kaçak avı için sence de fazla sabit bir organizasyon kurmamış mısınız? Burada asıl yaptığınız şey ne?” diye başlayacaktım sorularıma. Ne kadar dürüst davranacağını, konuşmaya meyilli olup olmadığını merak ediyordum, ancak bunun öyle özel bir sebebi de yoktu. Jubaku Satsu’ya gösterdiği dirençten dolayı zihinsel olarak çok zayıf biri olmamalıydı, muhtemelen yalan söyleyecekti. Ancak direkt olarak genjutsu uygulamayışım, aslen ne yaptıklarını bilmediğimizi düşünmesini de sağlayabilirdi ve onu saldığımızda bu durum işimize gelebilirdi. Salarsak yani. Salardık heralde, di’ mi? Bir de bunun için tartışmak zorunda kalmazdım umarım o kadar tantanadan sonra.
Image
Künye
İsim: Kitamura Susumu
Yaş: 22
Cinsiyet: Errkek
Boy: 171
Kilo: 50
Element: Raiton
Köy: Kusagakure
Seviye: B - Rank
Rütbe: Tokubetsu Jounin
Nam: Silüet
Puanlar
GP: 0
VP: 15
PP: 3


Linkler
Karakter Kartı
Gelişim
Dükkan
Teknik Geliştirme
Teknik Yaratma
Mod Yaratımı
Efsanevi Yaratık Kaydı

Profil
Güç: C - Rank
Çeviklik: C - Rank
Potansiyel: C - Rank
Kondisyon: D - Rank
Zihin: B - Rank
Varlık: C - Rank

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: F
[Çeviklik] Akrobasi: F
[Çeviklik] El Hassasiyeti: F
[Çeviklik] Saklanma: F
[Kondisyon] Form: F
[Potansiyel] Ninshuu: F
[Varlık] Aldatma: F
[Varlık] Empati: F
[Varlık] Sosyalleşme: F
[Zeka] Farkındalık: F
[Zeka] İzcilik: F
[Zeka] Bilim: F


Teknikler
Genjutsu: Rakumei no Jutsu, D Rank
Genjutsu: Teishi no Jutsu, C Rank
Genjutsu: Jubaku Satsu, B Rank
Genjutsu: Shibou no Jutsu, B Rank
Genjutsu: Magen: Bunshin, B Rank
Genjutsu: Omotsuki, A Rank
Ninjutsu: Ninpou, Shunshin, D Rank
Ninjutsu: Raiton, Ikazuchi no Kiba, C Rank
Ninjutsu: Raiton, Raijin no Tate, B Rank

Stiller ve Kabiliyetler
Stil: Ayatsu, D Rank
Stil: Musatsu, C Rank
Kabiliyet: J Kesiş (Musatsu, C Rank)
Kabiliyet: Çift silah Kullanımı (Musatsu, C Rank)

Yönelimler
Iryou-nin, A Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Cennet Küpeleri. Iori'den hatıra.
Medikal At Arabası
Tantou, Dayanıklı, Hasarı Yüksek, Özel Görünüm
File İçlik, Dayanıklı
Panço

Standart Ekipman Çantası - Sol Bacak
3 Kunai
5 Shuriken
5mt. Sentetik Misina
1 Patlayıcı Parşömen
2 Sis bombası

Uyluk Çantası - Sağ Bacak
Senbon, 20'li Paket
Patlayıcı Parşömen, 3 Adet
Kunai, 3'lü Paket
Shinobi Hapları, 3'lü Paket (1 Kan, 2 Chakra)

Medikal Çanta - Bel
içinde siksok bişiler var işt

Alın Bandı
Aslen alnında taşıyor, şu an ise malikanede bırakıldı.



Özellikler
-
Post Reply

Return to “Tanigakure Yerleşkesi”