[Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Yağmur Ülkesi'nin en güneyindeki, Tanigakure kontrolündeki askeri bölge.
User avatar
Kitamura Susumu
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 308
Joined: August 31st, 2018, 1:49 am
Location: Nanmin Merkez Patlıyo Herkez
Künye:

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by Kitamura Susumu » August 4th, 2025, 7:47 pm

Hayvancıkları uzaklarda aramama gerek kalmamıştı. Hatta bir tanesi çok yakınımda, kelimenin tam anlamıyla ayağımın dibindeydi. Oradan nasıl görünüyordum acaba? Dev gibi bir şey olmalıydım onun için… Gıdım yoktur umarım.

Eğilip aramızdaki mesafeyi kapattım. Sincap da o sırada elindeki yemişi uzattı bana. Gülümseyerek sağ elimi uzattım ve yemişi avucumun içine pıt diye bırakmasına izin verdim. “Canım, teşekkür ederim.” dedim sincaba içimden. Yemişi cebime atıp az ötede durmakta olan sincaplara kitlendim. Hepsini kasabayı incelemeleri için gönderdim. Minik ayakları ne kadar hızlı çalışsa da tepeyi inip kasabayı dolaşıp gelmeleri sanırım uzun sürecekti. Arkalarından iç çekerek baktım ayağa kalkarken. Umarım biz burayı terk etmeden dönebilirlerdi, bir de yeni konumumu aramak için yorulmalarını istemem.

Çocuklara yanaşıp tüneyecek uygun bir yer aradım. O sırada da kısık sesle “Birkaç sincap gönderdim ama dönmeleri sürer.” diye ne yaptığımı açıkladım bücürlere. “Bir de kuş bulmaya çalışacağım, çevreyi belki anlatabilir. Hocanızdan ses var mı?” diye sordum. "Yakın zamanda dönebilirse iyi olur, nasıl dağılacağımızı planlarız."

Söyleyecekleri bir şey varsa dinleyecektim haliyle. Teki’nin bizi yanına çağırdığını falan söylemedikleri sürece de tekrar etrafıma bakınıp kuş bulmaya çalışacağım ağaç dallarında. Büyük, küçük veya birden fazla olmaları fark etmiyor, ne varsa yanıma çekip, çevre hakkında bana anlatabilecekleri bir şeyler var mı, soracağım. Özellikle bu tepede gezen birilerini daha önce gördüler mi, aşağıdaki kasabaya hiç gittiler mi, kasaba çok büyük mü gibi sorular soracağım koopere oldukları sürece. Bir de, üzerime pislememelerini rica edeceğim. Kıyafetlerimin kirlenmesine ifrit oluyorum da.
Image
Künye
İsim: Kitamura Susumu
Yaş: 22
Cinsiyet: Errkek
Boy: 171
Kilo: 50
Element: Raiton
Köy: Kusagakure
Seviye: B - Rank
Rütbe: Tokubetsu Jounin
Nam: Silüet
Puanlar
GP: 0
VP: 15
PP: 3


Linkler
Karakter Kartı
Gelişim
Dükkan
Teknik Geliştirme
Teknik Yaratma
Mod Yaratımı
Efsanevi Yaratık Kaydı

Profil
Güç: C - Rank
Çeviklik: C - Rank
Potansiyel: C - Rank
Kondisyon: D - Rank
Zihin: B - Rank
Varlık: C - Rank

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: F
[Çeviklik] Akrobasi: F
[Çeviklik] El Hassasiyeti: F
[Çeviklik] Saklanma: F
[Kondisyon] Form: F
[Potansiyel] Ninshuu: F
[Varlık] Aldatma: F
[Varlık] Empati: F
[Varlık] Sosyalleşme: F
[Zeka] Farkındalık: F
[Zeka] İzcilik: F
[Zeka] Bilim: F


Teknikler
Genjutsu: Rakumei no Jutsu, D Rank
Genjutsu: Teishi no Jutsu, C Rank
Genjutsu: Jubaku Satsu, B Rank
Genjutsu: Shibou no Jutsu, B Rank
Genjutsu: Magen: Bunshin, B Rank
Genjutsu: Omotsuki, A Rank
Ninjutsu: Ninpou, Shunshin, D Rank
Ninjutsu: Raiton, Ikazuchi no Kiba, C Rank
Ninjutsu: Raiton, Raijin no Tate, B Rank

Stiller ve Kabiliyetler
Stil: Ayatsu, D Rank
Stil: Musatsu, C Rank
Kabiliyet: J Kesiş (Musatsu, C Rank)
Kabiliyet: Çift silah Kullanımı (Musatsu, C Rank)

Yönelimler
Iryou-nin, A Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Cennet Küpeleri. Iori'den hatıra.
Medikal At Arabası
Tantou, Dayanıklı, Hasarı Yüksek, Özel Görünüm
File İçlik, Dayanıklı
Panço

Uyluk Çantası
Senbon, 20'li Paket
Patlayıcı Parşömen, 3 Adet
Kunai, 3'lü Paket
Shinobi Hapları, 3'lü Paket (1 Kan, 2 Chakra)




Özellikler
-
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 2903
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by GM - Naruto » August 9th, 2025, 12:55 am

Teki Miyacho'ya olan sorularını iletiyor. Seito o esnada homurdanmakta kendi içinde. Bu homurdanma Haruka ile yer paylaşımından kaynaklı gibi görünüyor. Miyacho, Seito'ya dönüp sessiz olmasını istiyor ondan, ardından Susumu'nun laflarını dinleyip cevap veriyor; "Teki-sensei, Susumu-san sincaplarla... konuştu... şimdi de sanırım kuş arayacak... Ama sürebilirmiş bilgileri toplamak." diyor çekingen ve anlam veremediği bir ses tonunda.

Susumu'nun kuş arayışı başlıyor ve çok da uzun sürmeden, bir adet karga bitiyor yanında. Bu karga epey badireler atlatmış gibi ama nispeten sağlıklı. Olduğu kadar yani artık.

Onun dışında çevreye konan bir kaç serçe ile de muhattap oluyor. Bir tanesi kafasına konup saçı ile oynarken dinliyor onu. Bir başkası omzuna konup kulağındaki işlevsiz küpeyi çekiştiriyor. Susumu hepsine etrafı incelemeleri konusunda şartladıktan sonra, gidiyorlar. Şimdilik bildikleri bir şey olmadığı için, bir şey anlatamıyorlar haliyle.

Kabaca sincaplarla kuşların geri dönmesi on, on beş dakikayı bulacak gibi düşünüyor Susumu. Miyacho telsizi açıp kısık bir sesle tekrar konuşuyor. "Teki-sensei, on beş dakika kadar sürermiş bilgi almamız."
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kitamura Susumu
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 308
Joined: August 31st, 2018, 1:49 am
Location: Nanmin Merkez Patlıyo Herkez
Künye:

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by Kitamura Susumu » August 10th, 2025, 7:03 pm

Miyacho telsizinden Teki'ye olan biteni anlatırken uzaklardan bir karga "GAK!" sesleri eşliğinde yamacıma gelmişti. Sefil, hırpalanmış bir şeydi bu, karşıma konmuştu. Bir süre hiçbir şey konuşmadan bakıştık. "K-Kavgadan mı çıktın?..." diye sordum şaşkınlığımı gizleyemeyerek. Çağrıma cevap verip geldiğinde göre uçamayacak ya da bir şeyler yapamayacak kadar kötü olmamalıydı fakat yine de kendimi bir miktar suçlu hissetmiştim. Neyse, kendi bilir artık.

Şaşkın şaşkın kargaya bakmayı kesip gelen diğer kuşlarla ilgilenmeye başladım. Minik kanatlarını büyük bir çaba ile çırpıştıran bu ufaklıklar kargadan sonra gelerek omzuma ve kafama konmayı tercih etmişlerdi. Alışık olduğum bir andı, ne zaman sabit dursam çağırmadan da gelip tepeme envai çeşit kuş konardı. Fakat görüntüm çocuklar için "ilginç" olmalıydı. Bir parmağımı omzumdakine uzattım, "Onunla oynamıyoruz, tatlım." diye parmağıma alıp küpemden uzaklaştırdım. Benim için çok önemli olmasa istediği kadar küpemi çekiştirmesine izin verirdim. Ancak çizilmesine bile katlanamayacağım kadar değerliydi nazarımda. Iori vermişti zamanında bana bunu ve bir diğeri hala ondaydı. Şimdilerde o çok uzakta olduğu için küpelerin bir işlevi artık kalmasa da ondan bir hatıra olması küpeyi takmaya devam etmem için yeterli bir sebepti.

Çevre hakkında anlatacakları bir şey yoktu. "Nasıl kuşsunuz amına koyayım? Hiç mi uçmuyorsunuz." dememek için tuttum kendimi ve hayal kırıklığıyla iç çekip, sincapların ardından gönderdim hepsini. Ardından çocuklara döndüm. Bakışlarım üzerlerinde olsa da onları görmüyor, bir şeyler düşünüyordum. Teki hala dönmemişti, hayvanların gelmesine daha vardı. Her iki taraf döndüğünde yapabileceklerimiz ise kısıtlıydı. Kasabaya "sızma"mızı sağlayacak her dikkat dağıtma ya da pusu fikrinde çocukların varlığı nedeniyle bloklanıyor gibi hissediyordum. Deneyim kazanmalarını önerdiğim için Teki getirmişti buraya bunları ama, fark etmiştim ki bir takıma önderlik edecek deneyime ben de sahip değildim, varlıklarını bu kadar dert ettiğime göre. "Üzücü." diye geçirdim içimden, bir kez daha iç çektim.

Şu aşamada yapabileceğim bir şey yoktu. Teki'yi beklemeye devam edeceğim. Sadece bir noktada Seito ve Haruka'ya "Yapmayın ama." diyeceğim kısık ama tasvip etmeyen bir sesle, kafamı yana yatırarak. Biraz daha homurdanırlarsa sinirlenmekten ve Seito'yu şelaleye fırlattığım hayaller kurmaya başlamaktan korkuyorum da.
Image
Künye
İsim: Kitamura Susumu
Yaş: 22
Cinsiyet: Errkek
Boy: 171
Kilo: 50
Element: Raiton
Köy: Kusagakure
Seviye: B - Rank
Rütbe: Tokubetsu Jounin
Nam: Silüet
Puanlar
GP: 0
VP: 15
PP: 3


Linkler
Karakter Kartı
Gelişim
Dükkan
Teknik Geliştirme
Teknik Yaratma
Mod Yaratımı
Efsanevi Yaratık Kaydı

Profil
Güç: C - Rank
Çeviklik: C - Rank
Potansiyel: C - Rank
Kondisyon: D - Rank
Zihin: B - Rank
Varlık: C - Rank

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: F
[Çeviklik] Akrobasi: F
[Çeviklik] El Hassasiyeti: F
[Çeviklik] Saklanma: F
[Kondisyon] Form: F
[Potansiyel] Ninshuu: F
[Varlık] Aldatma: F
[Varlık] Empati: F
[Varlık] Sosyalleşme: F
[Zeka] Farkındalık: F
[Zeka] İzcilik: F
[Zeka] Bilim: F


Teknikler
Genjutsu: Rakumei no Jutsu, D Rank
Genjutsu: Teishi no Jutsu, C Rank
Genjutsu: Jubaku Satsu, B Rank
Genjutsu: Shibou no Jutsu, B Rank
Genjutsu: Magen: Bunshin, B Rank
Genjutsu: Omotsuki, A Rank
Ninjutsu: Ninpou, Shunshin, D Rank
Ninjutsu: Raiton, Ikazuchi no Kiba, C Rank
Ninjutsu: Raiton, Raijin no Tate, B Rank

Stiller ve Kabiliyetler
Stil: Ayatsu, D Rank
Stil: Musatsu, C Rank
Kabiliyet: J Kesiş (Musatsu, C Rank)
Kabiliyet: Çift silah Kullanımı (Musatsu, C Rank)

Yönelimler
Iryou-nin, A Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Cennet Küpeleri. Iori'den hatıra.
Medikal At Arabası
Tantou, Dayanıklı, Hasarı Yüksek, Özel Görünüm
File İçlik, Dayanıklı
Panço

Uyluk Çantası
Senbon, 20'li Paket
Patlayıcı Parşömen, 3 Adet
Kunai, 3'lü Paket
Shinobi Hapları, 3'lü Paket (1 Kan, 2 Chakra)




Özellikler
-
User avatar
Kasumikage Teki
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 415
Joined: October 22nd, 2018, 2:54 am
Künye:

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by Kasumikage Teki » August 13th, 2025, 12:02 am

Miyacho'dan cevap almasıyla kafasında düşünceler birbirini tartmaya başlamıştı Teki'nin kafasında. Susumu henüz hayvanlardan bilgi alamamıştı ve minimum on beş dakika daha hayvanlardan cevap beklenecekti. Üzülmüştü kısmen Teki. İçten içe araştırmasına devam etmek ve gördüğü kişilerin gittiği yönde ne olduğunu görmek istiyordu. Fakat bunu yapmayacaktı. Tek başına olmadığından ötürü görevi tehlikeye atmaya da tek başına karar veremezdi. "Susumu hayvanlarla nasıl konuşabilmeye başladı acaba?" sorusu belirmişti birden kafasında. Susumu bu detayı anlatmış mıydı emin olamadı. Bu eminsizlik yüzünden artık soruyu da soramazdı ona. Eğer daha önce anlattıysa Teki'nin onu dikkatli dinlemediği belli olacak ve kendini rezil hissetmesi ile sonuçlanacaktı bu muhabbet. Belki bir şekilde Haruka veya Seito'ya sordurabilirdi bu soruyu tekrar buluştuklarında. Hayır... Setio'dan isteyemezdi bunu. Onun eline koz vermiş olurdu bu ricası. Yüksek ihtimalle sonucunda da Susumu'yu Teki'nin dikkatli dinlemediği açık açık dökülürdü Seito'nun ağzından. Haruka'dan rica edecekti sormasını.

Bulunduğu yerde bakışlarını gökyüzüne çevirmişti. Açık havayı seviyordu. Sessiz Gölge'de bu güzel havanın keyfini Maki ile paylaştığı birer şişe bira ile geçirmek çok iyi gelirdi şu an Teki'ye. Henüz pek bir şey yapmamış olsa da nedense rahat rahat dinlenmek çekmişti canı. Fakat hayalini kurduğu ana fazlasıyla uzaktı ve önce halletmeleri gereken bolca iş vardı. Bakışlarını gökyüzünden çekerken tekrar az önce yürüyen kişileri gördüğü tarafa bakarak bir hareket daha var mı yok mu kontrol edecekti.

"Yanınıza dönüyorum Miyacho. Susumu-san'a da söyle." İstemeye istemeye geriye doğru adımlarına başlamıştı. Aradığı aksiyon ve şiddete biraz daha vardı belli ki. Fakat bir noktada bu görevde güçlerini kullanıp rahatlama şansı olacağını da biliyordu Teki. Umuyordu da bunu. Hatrı sayılır bir rakiple karşılaşmayalı çok olduğu için içten içe açlık yaşıyordu adeta. Görevi başarıyla ve sorunsuzca bitirmek ilk amacı olsa da bunu yaparken kendini de tatmin etmesi gerekecekti bir noktada. Takım Teki olarak indirdikleri haydut ağzında kekremsi bir tat bırakmıştı. Ne kendini geliştirebilmişti ne de takımına seviye atlatabilmişti o dövüşte Teki. Kısmen Seito'nun yaptığı hata sonucunda bir ders almıştı öğrencileri ancak Teki için yeterli değildi bu elbette. Daha çok gelişebilecekleri olanakları kolluyordu pür dikkat.

Takım, Hiyaki ve Susumu ile tekrar buluştuklarında gördüklerini tekrar aktaracaktı herkese. Susumu'nun, Teki'nin gördüğü kişilerin gittiği yöne doğru yollayacağı hayvanların daha işe yarar bilgiler vereceğini düşünüyordu. Belki buy sayede daha hızlı bilgi edinebilirlerdi.
Image
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 2903
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by GM - Naruto » August 18th, 2025, 4:02 pm

Teki geri dönüyor tünediğiniz tepeye. Aranızda biraz laflıyorsunuz, Teki gördüklerini aktarıyor. Çok bir bilgi kırıntısı elde etmiş olmuyorsunuz ama en azından bir hareketlilik olduğu konusunda hemfikirsiniz.

Kabaca 10 dakika kadar bekledikten sonra, önce kuşlar, ardından sincaplar sarıyor Susumu'nun etrafını. Kuşlar omzuna ve kafasına konuyor. Sincaplar ise ayaklarının ucuna gelip tünüyorlar. Susumu her biri ile göz kontağı kurup onları dinliyor. Hayvanların ve Susumu'nun ağızları hareket etmese de, iletişim kurduklarını anlatabiliyorsunuz.

Bu süreç kabaca bir dakika kadar sürüyor. Ardından hayvanlar dağılıyor.

Susumu: Hayvanlardan edindiğin total bilgiye göre, köyün bir kaç sokak ilerisinde ufak bir meydan var. Bu meydana kurulmuş bir kaç çadır ve kutulardan bahsediyorlar sana. Etrafta gezip dolaşan insanlardan da bahsediyorlar. Sayıları konusunda emin değiller, ancak 10 kişiden fazla olduklarını algılayabiliyorsun özetle. Etrafta ikili gruplar halinde devriye gezen kişiler de mevcut, ancak çok da bir saldırı bekliyor veya teyakkuz durumu da yok gibi.

Bunları sana hayvanlar kendi analojileri ile anlatıyorlar. Sincaplar genelde "ceviz olsalar cebimde tek seferde taşıyamacağımdan fazla insan" gibi sayı belirtiyor sana. Kuşlar ise "hiç bir yere gitmeyen, etrafta dolaşan göç sürüleri" olarak tanımlıyor devriyeleri sana. Bunları çözmen biraz haliyle yoruyor seni ama, finalde makul bir sonuca vardığından emin oluyorsun.

Hayvanlar uzaklaşmadan önce "bir ihtiyacın var mı", "sağlığın sıhhatin yerinde mi", "kışın soğuk geçer az yağ yap çok ince kalmışsın" minvalinde sözlerle, dağılıyorlar.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kitamura Susumu
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 308
Joined: August 31st, 2018, 1:49 am
Location: Nanmin Merkez Patlıyo Herkez
Künye:

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by Kitamura Susumu » August 18th, 2025, 8:29 pm

Teki'nin yanımıza geri gelmesiyle biraz olsun rahatlayıp derin bir nefes aldım. Aşağıda yakalanmasından, üstüne çullanılmasından tırsmıştım biraz ama sağlamdı gördüğüm kadarıyla. Peşinde de kimse yoktu. Miyacho zaten gerektiği anlarda Teki'nin söylediklerini ileterek güvende olduğunu belli etmişti ancak bir noktada gerilmeye başlamıştım yine de. Az daha gelmeseydi burada çocukların karşısında tırnaklarımı yemeye başlayacaktım belki de. Neyse, caanım ellerimi zedelememe gerek kalmadı sonuç olarak. Ben de kayalardan çıkarak yanımıza gelen adama başımla selam verdim.

"Evet, durum nedir?" diyerek anlattıklarını dinlemeye koyuldum. Henüz pek bir şey elde edememiştik ama şimdilik bunu bir problem olarak görmüyordum. Yanımızda çocuklar da varken acele davranmaktansa yavaş ancak temkinli olmayı yeğlerdim. Yarına kadar vaktimiz vardı nasıl olsa. Bu düşüncelerimi kendime sakladım konuyu dağıtmamak için ve dinlemeye devam ettim. Teki gördüklerini anlatmayı bitirdiğinde de başımı anladığımı belirtircesine sallayıp sessizliğe gömüldüm. Düşünmeye başladım.

Yola çıkmadan önce konuştuklarımız, "farkedilirsek" ne diyeceğimizi içeren planlardı. Eh, söylediklerimize inanılmadığı takdirde nasıl sıvışacağımızı ya da fark edilmeden içeri nasıl sızacağımızı konuşmamıştık. Bir plana ihtiyacımız vardı. Olası bir durumda işin savaşma kısmının büyük bir çoğunluğunu Teki halledeceği için de bu plan için benim kafa patlatmam en mantıklı olandı. “Düşünme işini bana bırak, sen de kılıcını salla birader.” durumuydu biraz yani, ve de nostaljikti. Elimi çeneme götürüp biraz daha odaklandım. Nasıl sızabilirdik?

Bir şaşırtmaca lazım. Bir gürültü, belki bir yangın? Olmaz, etraf çok ağaç dolu. Kontrolsüzce yayılır ve sabotaj olduğu anlaşılır. Kaynağını aramaya koyulurlarsa kovalamacaya döner iş. Daha doğal bir şeyler lazım… Deprem, heyelan, sağanak yağmur… Tamam da nasıl yaratacağız böyle şeyleri? Hiyaki’den bir şeyler çıkar mıydı acaba? Ya da Hikari? Belki ikisini-… Yoo, çok saçma. Düşün Susumu, düşün…

Düşüncelerimin ortasında hayvanlar geri geldi. Çorba olan kafamı biraz olsun durgunlaştırmalarına minnet duyarak sabırla dinledim hepsini. Tabi, kendilerince bir dil kullandıkları için beynimin içindeki jetonlar biraz paraşütle iniş yapmak zorunda kalmıştı ama olsundu o kadar artık. Hayvanlarla sık sık iletişim kursam da alışamadığım bir şeydi dilleri. Ayrılırlarken iyi niyet dileklerine tek tek karşılık verdim hepsinin. Kilom bence yerindeydi, ama yine de “Tamam, daha çok yerim.” dedim son giden kuşun ardından. Tek bir ihtiyacımın olduğunu ancak ona da bir yardımlarının dokunamayacağı detayını ise kendime sakladım.

“10’dan fazla sayıdalar, fakat net bir sayı yok ellerinde. İkililer halinde devriye geziyorlar. Görece sakinler. Kasabanın biraz ilerisinde, birkaç sokak sonra bir meydan görmüşler. Asıl kampüsleri burası muhtemelen, zira çadırlar ve kutular var diyorlar bu meydanda.”

Grubu Hiyaki’nin yakınına çekerek sessizce ve direkt olarak anlattım her şeyi. Sindirmeleri için birkaç saniye süre verdim. Takımın ya da Hiyaki’nin söyleyecekleri varsa dinledim. Ardından önce Teki’ye, sonra Hiyaki’ye bakarak konuşmaya devam ettim.

“Bize odaklarını bir noktaya çekecek bir şeyler lazım. Aklımda bir fikir var. Hoşunuza ne kadar gider bilmiyorum.” Yutkunup, devam ettim.

“Benim de bir partnerim var. İsmi Hikari, bir kar maymunu, Teki-san’a bahsetmiştim. Bizimle partner olduğunuzu belli etmeyip bu ortamı paylaşamayan efsanevi canlılar gibi davranabilir misiniz? Hikari’yi ikna ederim diye düşünüyorum. Bir kavgaya tutuşmuşsunuz ve birbirinizi kasabaya kadar kovalamışsınız gibi düşünebilirsiniz.”

Biraz duraksadım ve tepkilerini tarttım. Hoşlarına gitmediyse buradan sonrasını anlatmayıp başka bir şeyler düşünecektim. Hala dinlemeye heveslilerse devam edeceğim.

“Direkt olarak yapılarına zarar vermeden kavga ederseniz çok düşmancıl davranmazlar diye düşünüyorum. Yani, durdurmaya çalışacaklardır elbette ancak direkt olarak körlemesine bir savaşa girmeyebilirler. Burada tek sıkıntı çıkaracak detay Hiyaki-san’ın alın bandı olacaktır, bırakmamız gerekli. Aşağıdaki sokağın açığından yavaş bir şekilde meydana doğru ilerleyelim. Meydan görüş alanımıza girdiğinde de siz kavganıza başlayın, biz de sızmaya çalışalım.”

Herkesin hemfikir olduğu bir durumda Hiyaki’den biraz daha öteye giderek Hikari’yi çağıracak uygun bir alan arayacağım. Cüsse olarak Hikari’den daha büyük olduğu için daha iyi saklayabileceğim bir alan lazım. Çağırınca, planı ona da anlatacak, ikna etmek için de içki sözü vereceğim, her zamanki gibi.

Eğer planı beğenmedilerse Hikari’yi çağırmama gerek yok. Durup Teki’nin talimatlarını dinleyeceğim.
Image
Künye
İsim: Kitamura Susumu
Yaş: 22
Cinsiyet: Errkek
Boy: 171
Kilo: 50
Element: Raiton
Köy: Kusagakure
Seviye: B - Rank
Rütbe: Tokubetsu Jounin
Nam: Silüet
Puanlar
GP: 0
VP: 15
PP: 3


Linkler
Karakter Kartı
Gelişim
Dükkan
Teknik Geliştirme
Teknik Yaratma
Mod Yaratımı
Efsanevi Yaratık Kaydı

Profil
Güç: C - Rank
Çeviklik: C - Rank
Potansiyel: C - Rank
Kondisyon: D - Rank
Zihin: B - Rank
Varlık: C - Rank

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: F
[Çeviklik] Akrobasi: F
[Çeviklik] El Hassasiyeti: F
[Çeviklik] Saklanma: F
[Kondisyon] Form: F
[Potansiyel] Ninshuu: F
[Varlık] Aldatma: F
[Varlık] Empati: F
[Varlık] Sosyalleşme: F
[Zeka] Farkındalık: F
[Zeka] İzcilik: F
[Zeka] Bilim: F


Teknikler
Genjutsu: Rakumei no Jutsu, D Rank
Genjutsu: Teishi no Jutsu, C Rank
Genjutsu: Jubaku Satsu, B Rank
Genjutsu: Shibou no Jutsu, B Rank
Genjutsu: Magen: Bunshin, B Rank
Genjutsu: Omotsuki, A Rank
Ninjutsu: Ninpou, Shunshin, D Rank
Ninjutsu: Raiton, Ikazuchi no Kiba, C Rank
Ninjutsu: Raiton, Raijin no Tate, B Rank

Stiller ve Kabiliyetler
Stil: Ayatsu, D Rank
Stil: Musatsu, C Rank
Kabiliyet: J Kesiş (Musatsu, C Rank)
Kabiliyet: Çift silah Kullanımı (Musatsu, C Rank)

Yönelimler
Iryou-nin, A Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Cennet Küpeleri. Iori'den hatıra.
Medikal At Arabası
Tantou, Dayanıklı, Hasarı Yüksek, Özel Görünüm
File İçlik, Dayanıklı
Panço

Uyluk Çantası
Senbon, 20'li Paket
Patlayıcı Parşömen, 3 Adet
Kunai, 3'lü Paket
Shinobi Hapları, 3'lü Paket (1 Kan, 2 Chakra)




Özellikler
-
User avatar
Kasumikage Teki
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 415
Joined: October 22nd, 2018, 2:54 am
Künye:

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by Kasumikage Teki » August 20th, 2025, 11:09 am

Bulunduğu konumdan ayılıp görev arkadaşlarının durduğu tepeye geri dönmüştü istemeye istemeye. Susumu'nun kendisine başıyla selam verdiğini gördüğünde aynı şekilde geri selam vermiş, öğrencilerini gördüğünde yüzüne yerleştirdiği gülümseme ile "Geri döndümmmm." demişti. Seito'nun saçlarını eliyle karıştırdıktan sonra Haruka'ya göz kırpmış, son olarak da Miyacho'ya bakışlarını kilitleyerek "İletişim için teşekkürler Miyacho." demişti gülümsemesini sürdürürken. Hiyaki, Teki'nin son gördüğüne kıyasla biraz daha gerilerde duruyordu. Yüksek ihtimalle Susumu'nun talebi doğrultusunda oraya çekilmişti ve komik duruyordu açıkçası. Teki, Altın Maymun'un da aksiyon isteğinde olduğunu net bir şekilde anlayabiliyordu. Fazlasıyla tanıyordu ortağını artık. Onun da kendisi gibi gelişmeye ve güçlenmeye aç olduğunu da bu sebeple biliyordu.

Susumu'nun son durumla alakalı soru sorması ile dikkati ona kaymıştı Teki'nin. Anlatacak çok bir şeyi olmasa da edindiği tüm bilgileri anlatacaktı herkese tabii ki. Konumlandığı T şeklindeki sokağı, gördüğü yürüyen kişileri ve gittikleri yönü olabildiğince detaylı bir şekilde dillendirmişti görev arkadaşlarına. Konuşmasının son kısmında ise elini kafasına götürüp saçlarını kaşıyarak "Pek bir şey bulamadım aslında gördüğünüz gibi. Daha da ilerlersem yakalanma riskim artacağından görevi tehlikeye sokamadım." demiş ve gülmeye başlamıştı. Konuşması bittiğinde Susumu sessiz kalmayı tercih etmişti. "Bir şeyler düşünüyor sanırım..." diye iç geçirmişti kendi kendine. Fazla akıllı ve daha çok beyniyle öne çıkan birisi değildi Teki. Bunu kendisi de biliyordu. Bu yüzden Susumu'nun plana dair bir şeyler düşünüyor olması içten içe rahatlatıyordu Teki'yi. Yoksa kendisi gerçekten şu durumda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini bilmiyordu. Bunu bilmemeye devam ettikçe gerginliği de artıyordu ve koşa koşa tüm Tanigakure'lilere saldırmak ister hale geliyordu. Öğrencilerine üsse geri dönün dedikten sonra direkt olarak alana saldırı yapma isteği vardı aslında. Fakat tabii ki yapmayacaktı bunu. Sadece sakinleşmesi ve Susumu'nun bulacağı plana güvenmesi gerekiyordu.

Teki'nin alana dönüşünün üstünden ortalama 10 dakika geçtikten sonra birden kuşlar belirmeye başlamıştı yanlarında. Susumu'nun kafasına ve omzuna konan bir çok kuşu merakla izlemeye başlamıştı Teki. O sırada sincapların da gelmeye başlaması ile birden dev bir gülümseme kaplamıştı yüzünü. "Ahahahah! Susumu-san gerçekten özel bir yeteneğin var!" diyerek duygularını belli etmek istemişti Susumu'ya. Bu şekilde hayvanlar yoluyla bilgi alabilecekleri gerçeği bir kez daha etkilemişti Teki'yi. "Susumu-san yanımızda olduğu için baya şanslıyız gençler. Yoksa baya uğraşmamız gerekecekti." Susumu'nun hayvanlarla iletişim kurduğunu anlayabiliyordu Teki ancak kimsenin ağız hareketi yapmıyor olması bu iletişimin zihinsel olduğunu anlamasını sağlamıştı. Mutluluk ve şaşkınlıkla Susumu'yu izlerken aklına takılan o soruyu hatırlamıştı tekrar. Bu yüzden usul usul Haruka'nın yanına geçerken kısık sesle öğrencisine konuşmuştu. "Susumu-san'ın bu güce nasıl eriştiğini ya bilmiyorum ya da unuttum. Bi ara sorup öğrensene." demiş ve eski konumuna aynı usullukla geri çekilmişti.

Hayvanlar yavaş yavaş dağılmaya başladıklarında Susumu da insan diliyle konuşmaya başlamıştı. 10 kişiden fazla olduklarını biliyorlardı artık Tanigakurelilerin. İkili devriye gezdiklerini de! "Aha! Benim gördüklerim de bu devriye gezenler o zaman." diyerek inceden araya girmişti ve sonra susarak Susumu'yu dinlemeye devam etmişti. Meydan, çadır, kutu... Güzel bilgiler edinmişlerdi gerçekten. "Harikasın Susumu-san! Casusluk işlerinde korkunç başarılı olabilirsin."

Susumu'nun verdiği bilgilerden sonra bir fikri olduğunu da söylemesi ile tekrar heyecanlanmıştı Teki. Kendi aklına gelecek planlardan çok daha iyi bir fikir olacağını bildiği için dikkatle dinlemeye başlamıştı Susumu'yu tekrardan. Yavaş yavaş Hiyaki'nin yanına yaklaştıkları için plana onun da dahil olacağını algılayabilmişti Teki. Fakat planın maymun dövüştürme üstüne olmasını hiç ama hiç beklemiyordu. Susumu planının ilk kısmını anlatıp tepki ölçmek için durduğunda, hiç zaman kaybetmeden konuşmaya başlamıştı Teki de. "Mükemmel!! Hatta eğlenceli bile. Bu maymun dövüşüne varım ben. Hiyaki için sorun olacağını da asla düşünmüyorum. Di mi ortak?" diyerek Hiyaki'ye döndürmüştü bakışlarını. Görev adamıydı Hiyaki. Ayrıca çalılarda oturmak ve durmadan saklanmaya çalışmak yerine aksiyonun ortasına dalıp, yalandan bile olsa dövüşmek işine gelirdi. Hatta kısmen kendi ırkından birine karşı gücünü test etme şansına da hayır diyecek birisi değildi Altın Maymun. Gerçekten dövüşmeyecek olsalar bile Hikari sayesinde yeni şeyler öğrenebilirdi ve bu fırsatı geri atacak birisi de değildi.

Teki'nin düşüncelerini belirmesinin ardından Susumu anlatımına devam etmişti. Hiyaki'deki alın bandı gerçekten de sorun olabilirdi. "Alın bandını emanet alabilirim Hiyaki. Görev sonrasında temiz bir şekilde teslim ederim dert etme sakın." diyerek elini Hiyaki'ye doğru uzatmış ve Altın Maymun'un alın bandını geri vermesini beklemişti. Zaten çok bağlı değildi Hiyaki bu tarz şeylere. Alın bandı takmasının ana sebebi de Teki'nin isteği ve mutlu olmasıydı. "Aaa! Telsiz de sorun olabilir bu arada. Eğer fark edilmez diyorsanız kalsın. Bu sayede kolaylıkla iletişim de kurabiliriz ancak direkt fark ederler diyorsak onu da alayım Hiyaki senden."

Hikari ile tanışmak için heyecanlanıyordu Teki. Artık resmi olarak ortağının bir rakibi olacaktı. Bu görevle başlayacak olan dövüşlerinin bu görevden sonra da uzun süre devam edeceğini düşünüyordu içten içe.
Image
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 2903
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by GM - Naruto » August 25th, 2025, 11:14 pm

Susumu, Hikari'yi çağırıyor ve karşınızda 3 metrelik pantalon ve önü açık bir gömlek giymiş bir maymun beliriyor. Maymun ketum bakışlı ve sert mizaçlı bir tipleme. Omzuna koyduğu ve elini doladığı bir sopa ile ortamda varoluyor. Sarı-gri tüyleri ile epey kıllı bir insanı andırıyor uzaktan ancak bu mesafeden maymun anatomisi çok belli.

Etrafı süzüyor. Bu esnada ortama yayılan çok hafif bir alkol kokusunu alabiliyorsunuz. Hiyaki ile göz göze geliyorlar.

Genin takımı önce bir maymuna, sonra senkronize bir şekilde diğer maymuna dönüp bakıyor. Bir kaç saniyede bir bunu tekrarlıyorlar. Hadi bir tane görmek neyse de, iki tane efsanevi yaratığı aynı görevde görmek onların güç algılarını derdest etmişe benziyor.

Sonuçta efsanevi yaratıklar adı üstüne, "efsanevi". Hocaları ve takımdaki rütbeli diğer senpailerinin can sıkıntısından hallice bir tavır ile iki tane hayvan çağırmaları günün sonunda büyük olay. Sağda solda "dıdımın dıdısı bi operasyonda şeyinin şeyinden dinlemiş ki onun da tanıdığı kocaman bir aslan çağırmış" şeklinde duyulacak bir olayın net iki katını kanlı canlı yaşıyorlar haliyle.

Özellikle Seito'nun beyninin heyecandan sulanmaya başladığı kızaran suratından belli oluyor. Miyacho ve Haruka ise yutkunuyor sadece, "biz nereye düştük" dermişçesine.
Off Topic
Hiyaki ve Hikari'nin rollerini de sizden isteyeceğim. Bununla beraber Teki'nin söylediğine karşılık Haruka'nın verdiği tepkiyi de aynı şekilde. Buna ek olarak Genin'lerin davranışlarına da Teki'nin değinmesi yerinde olacaktır.

Şu noktada biraz sahneyi ve planlamayı size bırakmış durumdayım. İstediğiniz kadar tur dönüp plan yapıp sahneyi canlandırabilirsiniz. Plan bittiğinde onu hayata geçirdiğinize dair bir söyleminizin ardından yönetici turlarına devam edeceğiz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kitamura Susumu
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 308
Joined: August 31st, 2018, 1:49 am
Location: Nanmin Merkez Patlıyo Herkez
Künye:

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by Kitamura Susumu » August 27th, 2025, 12:47 am

"...Yani özet olarak yalancıktan kavga etmenize ihtiyacım var."

Az önce Takım Teki'ye anlattıklarımı Hikari'ye aktarmaktaydım bir kaç dakikadır, fakat aldığım cevap bir çift bayık bakan gözden öteye gitmiyordu. Beni anlayamayacak kadar mı menekşe likörüne abanmıştı, yoksa sessiz sessiz trip mi atıyordu henüz emin olamıyordum. "Eee? Bir şey desene!" diye çıkıştım sesimi bastırmaya çalışarak. Yine bir cevap yoktu.

"Teki-san, çocuklara su çarpacaksan şimdi tam sırası. Bu iş uzayacak zira." dedim gözlerimi Hikari'den ayırmadan. Aramızdaki sessiz çatışma kimin göz kırpmadan daha uzun dayanacağı bir yarışmaya dönmüştü. Belli ki gayet de anlıyordu ama bir şeyler daha bekliyordu. Eh, amına koyayım ama. Hikari'ye bir çilingir sofrası vaad edecek ne param, ne zamanım ne de moralim var. Üç yıl. Üç-koca-yıl'dır Hikari ile beraberim, onu her çağırışım cebimle ve karaciğerimin bir kısmıyla ödediğim bir bedele dönüşüyordu adeta. Çocuklar da kontratım var diye bir bokum zannediyor beni, bilmiyorlar ki ne çekiyorum! Ah... Bir de kara para aklamamda ısrar ediyor diye çağırmayı artık kestiğim dev rakunumu görseler, akılcağızlarını ha burada bırakırlardı herhalde.

"Hof!" diye pes ederek kollarımı önümde birleştirdim ve kurumuş gözlerimi sımsıkı kapattım. Bir elimi kaldırıp burnumun çatını ovalamaya başladım belirmeye başlamış bir baş ağrısını kışkışlamaya çalışırken. "Tamam, içecek bir şeyler ısmarlayayım bu görevden dönünce. Ama senin beni bulman gerekecek çünkü sınır devriyesini terk e-"

"Olur! Vur bana."

"He?" diye baktım suratına birkaç saniye. "Ben değil! Hiyaki-san'la kavga edeceksin dedim ya!"

"Haa." diyerek Hiyaki'ye çevirdi bakışlarını tekrar. Az önceki göz temaslarının aksine, bu sefer onu uzun uzun süzdü, boyuna posuna bir göz gezdirdi konuşmadan. Kafasını bir şeyler tartarcasına sağa yatırıp birkaç saniye düşündü. "Tamam. Vur bana." dedi bu sefer de ona.

Elimi suratıma kapattım büyük bir hayal kırıklığıyla, sabır diledim içimden. "Hemen değil!" diye hırladım dişlerimin arasından. Derin bir nefes alarak sakinleştim. Suratımdaki elimi de çektim ancak havada tuttum, zemini izleyerek anlatmaya koyuldum.

"Aşağımızda düz giden bir sokak bulunmakta. Bu sokak T şeklinde bir yola bağlanıyor. Bu yolun 2-3 sokak ötesi ise bir meydan. Sizin hemen aşağımızdaki sokakta balayan bir kavgaya tutuşmanız ve birbirinizi bu sokaklarda şamata ile kovalamanız gerekli. Meydandaki insanları kendinize çekeceksiniz yani. Meydan, tamamen boşalmasa bile biraz sakinleyecektir ve sızmamız için daha müsait bir hale gelecektir. Meydanı henüz göremediğim için oraya vardığımızda ne yapacağımızı henüz kestiremiyorum.”

Duraksayıp suratlarına baktım birkaç saniye. Anladıklarından emin olunca anlatmaya devam ettim.

“Olabildiğince hareketli olmanız gerekli. Tanigakure’lilere düşmancıl davranmayın. Size saldırmadıkları sürece, konuşmaya çalışırlarsa dinliyormuş gibi yapın. Ancak ikna olmayın ve her fırsatta kavganıza ve kovalamacanıza devam edin, sabit duramasınlar. Meydana girmenizi tercih etmem, fakat arada bir oradan da geçebilirsiniz. Gerekirse meydanda bir iki kasa kırabilirsiniz ancak çadırlarına dokunmayın.”

Gözlerimi kapatarak derin bir nefes aldım.

“Ve lütfen kavganızı ciddiye almayın. Birbirinizi bayıltmanızı istemeyiz. Hem bizim için zarar görmenize gerek yok, hem de ‘çağırılmış’ olduğunuzu anlarlarsa düzmece olduğunu çakızlayıp kaynağını aramaya koyulurlar.”
Image
Künye
İsim: Kitamura Susumu
Yaş: 22
Cinsiyet: Errkek
Boy: 171
Kilo: 50
Element: Raiton
Köy: Kusagakure
Seviye: B - Rank
Rütbe: Tokubetsu Jounin
Nam: Silüet
Puanlar
GP: 0
VP: 15
PP: 3


Linkler
Karakter Kartı
Gelişim
Dükkan
Teknik Geliştirme
Teknik Yaratma
Mod Yaratımı
Efsanevi Yaratık Kaydı

Profil
Güç: C - Rank
Çeviklik: C - Rank
Potansiyel: C - Rank
Kondisyon: D - Rank
Zihin: B - Rank
Varlık: C - Rank

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: F
[Çeviklik] Akrobasi: F
[Çeviklik] El Hassasiyeti: F
[Çeviklik] Saklanma: F
[Kondisyon] Form: F
[Potansiyel] Ninshuu: F
[Varlık] Aldatma: F
[Varlık] Empati: F
[Varlık] Sosyalleşme: F
[Zeka] Farkındalık: F
[Zeka] İzcilik: F
[Zeka] Bilim: F


Teknikler
Genjutsu: Rakumei no Jutsu, D Rank
Genjutsu: Teishi no Jutsu, C Rank
Genjutsu: Jubaku Satsu, B Rank
Genjutsu: Shibou no Jutsu, B Rank
Genjutsu: Magen: Bunshin, B Rank
Genjutsu: Omotsuki, A Rank
Ninjutsu: Ninpou, Shunshin, D Rank
Ninjutsu: Raiton, Ikazuchi no Kiba, C Rank
Ninjutsu: Raiton, Raijin no Tate, B Rank

Stiller ve Kabiliyetler
Stil: Ayatsu, D Rank
Stil: Musatsu, C Rank
Kabiliyet: J Kesiş (Musatsu, C Rank)
Kabiliyet: Çift silah Kullanımı (Musatsu, C Rank)

Yönelimler
Iryou-nin, A Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Cennet Küpeleri. Iori'den hatıra.
Medikal At Arabası
Tantou, Dayanıklı, Hasarı Yüksek, Özel Görünüm
File İçlik, Dayanıklı
Panço

Uyluk Çantası
Senbon, 20'li Paket
Patlayıcı Parşömen, 3 Adet
Kunai, 3'lü Paket
Shinobi Hapları, 3'lü Paket (1 Kan, 2 Chakra)




Özellikler
-
User avatar
Kasumikage Teki
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 415
Joined: October 22nd, 2018, 2:54 am
Künye:

Re: [Susumu & Teki] Savaş Sisinin Gizledikleri

Post by Kasumikage Teki » August 27th, 2025, 7:09 pm

Susumu'nun Hikari'yi çağırması ile önce ortamda bir duman bulutu belirmiş, ardından Teki karşısında kısmen dev diyebileceği bir maymun görür olmuştu. İsimlerinin benzemesi dışında tipleri de kısmen birbirine benziyordu iki maymunun. "Maymun oldukları için çok normal..." şeklindeki ırkçı sayılabilecek düşüncesini dillendirmeden sadece zihninden geçirmişti Teki gördüğü görüntü karşısında. Hiyaki ile bakışıyordu Hikari. Teki içten içe iki maymunun arkadaş olmasını dilerken bulmuştu kendini. Hiyaki'nin yeni bir dosta sahip olmasının ona da iyi geleceğini düşünüyordu. Kendi kabilesi ile o kadar da iyi anlaşmıyordu çünkü Altın Maymun.

Hikari'den geldiğini düşündüğü hafif alkol kokusu kafasında soru işaretleri oluşturmuştu. Hiyaki'nin çok alkol tüketmediğini bildiği için garip karşılamıştı belki de. Nedense maymunların da insanlar gibi çeşit çeşit kişilik ve alışkanlıklara sahip olduğu o an kafasına dank etmişti. "Umarım sarhoş değilsindir Hikari-san..." Düşüncesi kafasında dolanırken dev maymuna doğru bir adım yaklaşmış ve "Selam Hikari-san. Ben Teki." demişti bir elini havaya kaldırarak. Hiyaki de Teki'nin ardından Hikari'ye doğru yaklaşarak "Selamlar." demiş ve izlemeye başlamıştı Hikari ile Susumu'yu.

Susumu, Hikari'ye kurdukları planı anlatırken Hikari sanki pek bir şey anlamamış gibi duruyordu. Asla cevap vermiyordu çünkü. Fakat Susumu'nun ortağı ile iletişim kurabileceğine inandığından ötürü çok irdelememişti durumu. Onun yerine öğrencileri ile ilgilenmek istiyordu çünkü 3 çocuk da şok içerisinde maymunlara bakıyordu. Öncelikle Seito'ya yaklaşmıştı Teki. Zira beyni infilak etme ihtimali olan ilk kişinin o olduğunu biliyordu. "Seito saki..." Daha cümlesini bitiremeden Seito kızarmış suratı ve bağırmamak için kendini fazlasıyla zorladığı belli olan surat ifadesiyle sözünü bölmüştü ustasının. "Sensei!!!! B... Ben de böyle ortak istiyorum!!!" Seito'nun heyecanlarına alışkındı Teki. Öğrencisinin bağırmamasına ve elinden gelen en sakin şekilde derdini izah etmesine ise kısmen hayran kalmıştı. Bir elini Seito'nun mavi saçlarına koyduktan sonra "Elbette sen de bir gün böyle bir ortakla tanışabilirsin Seito. O zamana kadar çalışmaya devam." demiş ve şaşkın şaşkın duran diğer öğrencilerine yönelmişti.

"Daha kırk fırın ekmek yemen lazım Seito. Bu halinle anca küçücük karga seninle kontrat yapar..." Miyacho'nun sözlerinin ardından kaşları çatmış bir şekilde takım arkadaşına dönmüştü Seito. Tam konuşmaya başlayacakken Haruka'nın araya girip "Lütfen kavgaya başlamayın hemen. Görevde olduğumuzu da unutmayın." demesi ile ikisi de kavgaya hazır ifadelerini bozarak yere döndürmüştü bakışlarını. "Özür dilerim Seito. Sana bunu görevden sonra tekrar söyleyeceğim." Yüzüne hin bir gülümseme yerleştirmişti Miyacho. Dediklerinin Seito'nun aklında kalacağını biliyordu. "Ben de sana cevabını görevden sonra vereceğim o zaman!"

"Gençler sakin!" diye araya girmişti hemen Teki. Dikkatlerinin dağılmasını istemiyordu. "Olgunluğun için teşekkürler Haruka." diyerek öğrencisini de mutlu etmek istemişti. Haruka'nın bundan fazlasıyla memnun olacağını biliyordu. Bir yandan da kaş göz işareti yapıyordu Haruka'ya. Susumu'ya sormasını istediği soruyu hatırlatıyordu. Haruka da mesajı net bir şekilde almış olacak ki yüzüne yerleştirdiği gülümseme ile Susumu ve Hikari'ye doğru ilerlemişti. "Susumu-sensei... Hayvanlarla nasıl konuşabiliyorsun. El mührü falan yaptığını göremedim... Yoksa böyle mi doğdun?"

Teki'nin, Haruka'nın yan görevle ilgilendiğini görmesi ve diğer iki öğrencisinin sakinleştiğinden emin olması artık kendi ortağı ile ilgilenebileceği anlamına geliyordu. Usulca yanına yaklaşmıştı Hiyaki'nin. Kısık bir sesle "Planın çok hoşuna gitmediğini biliyorum ama daha iyi bir planın aklına gelmediğini de biliyorum." demişti. "Yapacak bir şey yok. Hem beni biliyorsun. Ciddi olmasa bile dövüşe hayır demem." diyerek Teki'nin daha çok konuşmasını engellemişti Altın Maymun. Yüzüne yerleştirdiği gülümseme ile bir yandan dirseği ile ortağını dürterken bir yandan konuşmasına devam etmişti Teki. "Ehehehe... İçten içe keyif aldığını biliyordum. Kitabını yazarım senin."

Topluca Susumu'yu ve açıklamalarını dinler hale gelmişti Takım Teki'nin 5 üyesi. Çocukların dikkati anlatılanlardaydı. Hiyaki ise bir yandan dinliyor bir yandan da Hikari'yi süzüyordu. Kafasında taktik üretiyor gibi bir hali vardı. Teki'nin dikkatini çekmişti bu durum. Diğerlerinin aynı farkındalığa varıp varmadığını bilmiyordu. Ara ara Susumu'nun dediklerini kafasıyla onaylıyor ancak sözünü bölmüyordu Teki, Susumu'nun.

Susumu'nun sözleri bittiğinde ise iki eline birbirine hafifçe çarparak herkesin dikkatini üstüne almayı ummuş ve konuşmaya başlamıştı. "Alanda 10'dan fazla kişi olduğunu tahminliyoruz. Bu açıdan çevrenize de dikkat ediyor olmanız iyi olacaktır. Ara vermeden dövüşmenize gerek yok. Kavganızı bölmek isteyenler olursa çevrenizde toplanmalarına ve dikkatlerini tamamen size vermelerini sağlamanız bizim fazlasıyla işimize gelecektir. Sonra birbirinize bağırıp dövüşmeye devam edebilirsiniz. Amacınız olabildiğince fazla kişiyi çevrenizde toplamak olsun ki biz sorunsuzca ilerleyebilelim." Konuşması bittiğinde Susumu'dan pek de farklı şeyler söylemediğini fark ettiği için içten içe utanmıştı. Hiyaki de bunu fark etmiş olacak ki Teki'nin sırtına vurarak "Sağ ol be Teki!" demiş ve Hikari'ye doğru yaklaşmıştı 2 küçük adım atarak.

"Şebeklik yaptırıyorlar bize Hikari-san... Şovumuzu güzelce yapalım da kurtulalım şu işten. Benim insan da alkol içmeyi seviyor bu arada. Ben pek sevmem açıkçası ama şu iş bitsin onun zulasından sana güzel bir şey bulalım." Teki'ye döndürmüştü bakışlarını. "Bu senin borcun." ardından Susumu'ya dönmüştü. "Ben de kahve çok severim. Sen de bana kahve borçlusun bu işten ötürü."

Teki başıyla onaylamıştı ortağını. Zulasından içki kaybedeceğini hiç düşünmemişti ama kafaya çok takmamıştı da. Belki Hikari ile içki içmek çok eğlenceli bile olabilirdi. "O zaman Hiyaki alın bandın ve telsizini rica edeyim senden." diyerek Hikari'den eşyaları almış ve çantasına atmıştı.
Image
► Show Spoiler
Post Reply

Return to “Tanigakure Yerleşkesi”