[Butsuo & Chisa] Totem

Toprak Ülkesi ve Kaya Ülkesi sınırını oluşturan dağ.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 2903
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

[Butsuo & Chisa] Totem

Post by GM - Naruto » June 14th, 2025, 12:04 am

Off Topic
Bu ve bu konuların devamıdır.

Butsuo: Sağda solda takılıp kendine çeşitli meşgaleler bularak güneşi batırmayı başarıyorsun. Shinano Dağı’nın tepesinde, Hokkeshuu’da sıradan bir gün daha. Aslında buraya alışmaya başladığın bile söylenebilir. Tek kaygın, sana önceden çeliktenmiş gibi hissettiren kaslarının bu hiçliğin ortasındaki bu tepede yaptığın tüm antrenmanlara rağmen ne zaman pelteleşmeye başlayacağı. Çünkü bir shinobi olarak çok iyi biliyorsun ki, en yoğun antrenman bile gerçek bir görevin getirdiği tecrübe ve gücün yanında önemsiz. Ara ara, istemsizce bu düşüncelere dalmış halde buluyorsun kendini. Şimdi de tam o anlardan biri. Hokkeshuu’nun ana caddesi üzerinde sakin adımlarla yürümektesin. Gün içerisinde yoğunlukla geçen kervanların sayısı akşam saatlerinin yaklaşmasıyla azalmış durumda. Geçenler çoktan yollarına gittiler, kalanlar ise gecelik konaklamaları için yerleştiler bile. On-on beş dakikada bir tek tük at arabaları geçiyor.

Gelgelelim kasabanın girişinde, yaklaşık 100 metre kadar ötende üç arabanın arka arkaya ilerlemekte olduğu konvoyda tanıdık pembe bir kafa görüyorsun.

Chisa: Hiroshi’nin bir süre önce bahsettiği Hokkeshuu’ya en nihayetinde ulaştığınızı ufukta görünen binalardan ve akşam soğuğunun çökmeye başlamasıyla ufak ufak tütmeye başlayan bacalardan çıkan dumandan anlayabiliyorsun. Tabii ki, Tsugi ve Kazuya bir saat kadar önce öncü tim görevlerinden dönüp sana kalan mesafeyi aşağı yukarı söylemişlerdi ancak bizzat kendin varmış olmanın rahatlığı sarıyor tüm vücudunu. Shinobi hayatın boyunca pek çok kez doğada kamp yaptın, buna tüm benliğinle alışıksın ama oldukça sıkıcı geçen günlerin ardından iyi bir yemek ve yumuşak bir yatağın hayali içini sevinçle dolduruyor. Yarın yolu tamamlayıp Shinano Dağ Geçidi’ne vardığınızda bu sıkıcı görevin biteceği gerçeği de var elbette.

Şu ana kadar daha çok patika şeklinde ilerleyen yol, en nihayetinde doğru dürüst bir zemin gibi hissettirmeye başlıyor kasaba girişine vardığınızda. Rei sonunda ‘bir şeyler olduğu’ için halinden memnun gibi görünüyor. Tüccarların yüzünde ise yorgun, ama mutlu bir ifade var. Genel olarak oldukça iyisiniz. Burası küçük bir yer gibi görünüyor. Sağa ve sola doğru yerleşimler artsa da, buranın asıl odak noktası şu an üzerinde bulunduğunuz ticari yol ve kenarlara yerleştirilmiş çeşitli dükkanlar gibi. Güzel bir han bulsanız fena olmaz gibi duruyor.

Off Topic
Konudaki Oyuncular: Oita Butsuo, Kotegawa Chisa
Pasiflik Süresi: -
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 332
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm
Künye:

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by Oita Butsuo » June 18th, 2025, 7:30 pm

Çaresiz bir gülümseme takındım Sakagami Obaachan'ın gözlerine bakarak. Yapacak başka bir şeyim yok. Görünen o ki onun da yapacak başka bir şeyi yok. Bir şekilde tatlıya bağlanır umarım bu konu, hiç istemem tonton Sakagami Obaachan'ın üzülmesini. Biraz duygulandım. Ama Obaachan'ın mutfağa gitmesiyle de hüznümü fıstık ezmesine gömmekten geri durmadım. Utangaçlığı bırakıp hıncımı çıkardım iyice. Hem karnım doydu hem de rahatladım sonuç olarak. Bir süre sonra da handan ayrıldım.

Karnımı doyurunca ilk iş rutin devriye rotamda yürümeye başladım. Her ne kadar izin günüm olsa da yapacak başka bir işim yok. Hem işler yolunda mı kendi gözlerimle görmüş oluyorum hem de bacaklarımı açıyorum. Temiz dağ havasında yürümek beynimi alıştığı bu uyuşukluktan biraz da olsa ayıltan nadir şeylerden. Zamanı gelince huzur ve sakinlik isteyen birine dönüşürüm belki, ama benim daha hala kanım kaynıyor. Göreve çıkmak, kendimi tehlikeden tehlikeye atmak istiyorum. Şu ana kadar her zaman kendimi test ettim. Kendimi de hep bu yolla buldum. Bu testin yokluğu ne olduğumu, neye benzediğimi unutturuyor sanki bana. Yani, Sakagami Obaachan'la konuşurken de ben benim. Burada bir sıkıntı yok. Ama insan gerçekten ne bok olduğunu hayat memat durumlarında anlıyor. Hiçbir aracı olmadan gerçekliğin ta kendisine bakmak özlemini çektiğim şey. İyilik veya kötülük, ödleklik veya cesurluk, kudret veya zayıflık ve daha fazlası. İnsan nerede durduğunu işte o zaman anlıyor.

Böyle olmaması gerektiğine eminim. Ama benim kafadan birkaç tahtamın eksik olduğuna eminim. Benim yolum bu. Sürekli bir şeylerle kafa kafaya gelmek, sonra da karşımdaki her neyse kafayı koyup yarıp geçmeye çalışmak. Hiçbir şey olmasa bile ben kendime bir karşılaşma yaratırım. Ya da yaratırdım. Şu an buna uygun bir malzeme bile yok elimde. Dağ ile kafa kafaya gelmeyi denedim son altı ayda. Ama o koca dağ ben ise fare. Mücadelemi versem bile tık yok dağda. Her gün deli gibi koşturdum zirveden zirveye, gördüğüm her kayayla güreştim, soğuğa beni alt edemeyeceğini göstermek için her gün meydan okudum. Dağ beni büyüttü, semirtti. Ama o da sütten kesildi artık. Bugün boş günümdü ama rutin yürüyüşüm ve sabah antrenmanım dışında bir şey yapmadım bile. Bana memeleri sütle dolu yeni bir anne lazım. Kurutacak yeni bir nehir!

Şu gidip gelen kervanların hiçbiri bana bunu sunamaz. Kıskanıyorum onları. Hepsinin kendi mücadelesi var. Yolculuklarını emniyetle tamamlamak, mallarını satıp kar etmek, eve geri dönmek. Hepsi bir yolculuğun içinde. Başı var, sonu var. Kendi rollerini dolduruyorlar. Ben ise sonsuz bir sıradanlığa kısılıp kaldım. Seni bir elime geçirirsem kafanı gözünü yarıcam Ishichou-sama hazretleri. Benden çekeceğin var. En azından neden çekip gittiğini söyleseydin burada doldurduğum vadenin ne anlama geldiğini bilirdim. Tek başıma Hokkeshuu'yu bir kaba sığdırmak için ne kadar zorlasam da beceremiyorum. Huzurlu, ama anlamsız.

O Kageyasu piçini de boğazlayacağım elime geçirirsem. Ulan amın düdüğü! Bizim sadakatimiz Ishigakure'ye, şu ya da bu Ishichou'ya değil! Sen beni buraya sürgüne yollayarak benim sadakatimi sorguluyorsun. Sik kırığı kendi gözlerinle görmedin mi savaşta Ishigakure için hayatımızı feda ettiğimizi? Sen de zor bir durumda göreve geldin, anlıyorum ama bu mudur dahiyane çözümün? Yılların klasik metodunun tekrarı, eski kadroyu sürmek. Sanki devrimci bir iş yapacak da biz orada muhalefet çıkaracağız. Bu hareketlerin zayıflık kokuyor. Ishichou-sama'nın geri dönmesinden, hakkıyla oturduğu koltuğu geri almasından korkuyorsun. Sen kork istediğin kadar, Ishichou-sama gelmezse Butsuo gelir! Yeni nesil gümbür gümbür geliyor, hiçbir bunak da önüne set koyamaz!

İşte bu ateşi korumam lazım ama yapamıyorum! Bu sakinlikte yapamam, bir düşman, hırsımı tazeleyeceğim bir şeytan gerekiyor bana! Kapıda karşılamak için hazırım o şeytanı, tam burada, Hokkeshuu'da!

Aha, o ne lan? Şu pembeli bizim Chisa mı? Yok artık! Ahahaha! Harbiden o! Ne işi var ya burada? Çok özlemişim tanıdık bir yüz görmeyi. Chisa'yı da çok severim. Az çektirmemişti bana Jounin Sınavı'nda. Ama en unutamadığım an o kayadan ejderleri yok etmemizdi. Ben önce kafa atıp sonra güreşerek kafasını koparmıştım ejderin, Chisa da ortadan ikiye bölmüştü. Çok fena bir andı o, bak şimdi tekrar tüylerim diken diken oldu. Sırıtmamı durduramıyorum. Çok heyecanlandım.

Hemen bacaklarıma çakra aktarıp olabildiğince kısa zamanda aradaki mesafeyi 50 metreye indireceğim. Sonra da yolun kenarına dikilip heyecanımı saklamaya çalışarak havalı havalı sırıtacağım. "Pembeli yoldan pembeli!" Bunları derken de ellerimi ortada bitiştirip haorimin ters yenlerinin içine atacağım. Bunca zamandan sonra kuyruğu dik tutup olabilecek en havalı şekilde karşılamalıyım Chisa'yı. Biraz işi mişi çıksa da birkaç gün kalsa bari. Acaba o ne yapıyor? Hala merkezdeyse köyden ne haberler var hepsini öğrenmek istiyorum! Tabii Chisa'nın neler yaptığını da, belki bizim neslin neler yaptığını duymak içimdeki rekabetçi ateşi harlayabilir. Kimseden geri kalmaya niyetim yok! ŞİMDİDEN HEYECANLANDIM LAAAN!
Image
► Show Spoiler
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 444
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am
Künye:

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by Kotegawa Chisa » June 21st, 2025, 1:55 pm

Öğrencilerini kendisine doğru koşar adım gelirken gördüğü anda bir problem olabileceğini düşünerek suratında hafif ciddi bir ifade oluştu lakin pek uzun sürmedi, zira öğrencilerinin suratındaki kocaman gülümseme herhangi bir problem olmadığının yegane işaretiydi. Açıkçası Chisa bu görev esnasında herhangi bir tehlikeyle karşılaşmayı beklemiyordu. Ülkenin shinobi birliğinden ayrılmasıyla birlikte sınırlardaki güvenlikler daha önce hiç olmadığı kadar arttırılmış, gelen giden sayısı da oldukça azalmıştı. Hal böyle olunca şüpheli tiplerin de pek uğrak noktası olmuyordu Kaya Ülkesi. Her ne kadar iktidar değişimin getirdiği kıvılcımlar Ishigakure'yi biraz çalkantılı bir döneme sokmuş olsa da gözle görülür bir karşıtlık da yoktu. Kageyasu'nun yönetiminden pek memnun olmayan shinobilerin varlığı her ne kadar Ishigakure'yi patlamaya hazır bir bomba gibi gösterse de Chisa bombanın fitilinin yakın zamanda ateşleneceğini düşünmüyordu.

Öğrencileriyle buluştuktan kısa bir süre sonra Hokkeshuu’ya ulaşmayı başarmışlardı. Köyü ufukta gördüğü anda oldukça rahatlamıştı. Hiçbir kamp işiyle uğraşmadan karnını doyurabilecek, soğuk zemin yerine rahat bir yatakta gecesini geçirebilecekti. Chisa her ne kadar görev aşkıyla yanıp tutuşan bir shinobi olsa da aynı zamanda rahatlığına da oldukça düşkündü. Dışarıda kamp yapmaktan, kampı toplamaktan ve benzeri uğraştırıcı işlerden nefret ederdi. Elbette zorunda olduğundan ötürü bunları yapmaya çekinmezdi fakat bu yine de nefret ettiği gerçeğini değiştirmiyor.

Suratında kocaman bir gülümseme ve neşeli adımlarla köye doğru ilerleyen Chisa gördüğü tanıdık bir yüzle birlikte olduğu yerde birkaç saniyeliğine donakaldı. Şaşkınlık süreci geçtikten sonra suratındaki gülümseme bugün hiç olmadığı kadar büyüdü. Neşeli adımlarını hızlandırarak kervanın önüne geçti ve tanıdık yüze hızlı adımlarla ilerlemeye başladı.

"Seni burada görmeyi hiiiiiiiiiiiç ama hiiiiiiiiç beklemiyordum Butsuo-san! Şok oldum resmen. Napıyorsun burada?" Kısa bir ara verdikten sonra suratına muzip bir gülümseme yerleşti, Butsuo'ya yakınlaşarak "Yoksa sürüldün mü buraya?" dedi. İktidar değişikliğinden sonra bir çok yetenekli shinobinin köyden sürülerek önemsiz görevlere atandığının farkındaydı Chisa. Belki de Kageyasu'nun yönetiminde tek eleştirdiği nokta buydu genç kızın.
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 2903
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by GM - Naruto » June 22nd, 2025, 11:12 pm

Butsuo az önce vermiş olduğu karizmatik selamı karşısında kervanda Chisa'yla beraber yürümekte olan genç bir oğlan çocuğunun hayran hayran baktığını görüyor. Nispeten daha arkada kalan kızlar ise, konuyu tam anlamamışlar gibi boş boş bakmaktalar. Ancak Chisa'nın heyecanla Butsuo'ya doğru yürümesiyle birlikte tanıdık biri olduğunu anlamış gibi gözüküyorlar. Chisa'nın hemen arkasından Rei seyirtiyor Butsuo'ya doğru. Gözlerini dik beyaz saçlarından ve demir gibi görünen kaslarından alamıyor gibi tepeden tırnağa süzüyor. Gördüğü hayranlık dolu tepkiye karşı Butsuo'nun koltukları kabarırken sırtı hafifçe dikleşiyor istemsiz olarak. At arabalarındaki tüccarlar ise, ikilinin selamlaşması esnasında onlara dönüyorlar. Güzel bir istirahat çekecek olmalarının bilinciyle yüzlerinde büyük birer gülümseme mevcut. Ancak bu gülümseme, Chisa'nın Butsuo'nun sürülmesine dair yaptığı espriyle havada donup kalıyor. Tüccarlar aksırıp tıksırarak önlerine dönüyor ve Chisa'nın konuşmasının bitmesini beklemeye başlıyorlar. Butsuo daha cevap vermeye fırsat bulamadan, Kazuya'nın eline yapıştığı gibi Chisa ve Rei'nin yanına yetişen Tsugi giriyor lafa: "Sensei! Amma boşboğazlısın! Öyle denir mi hiç!" Sonradan ortalığı toparlamak istercesine öne çıkıyor ve üst vücudunu belinden aşağı doğru eğerek saygılı bir selam veriyor: "Tanıştığımıza memnun oldum Butsuo-sensei. Adınızı çok duydum. Ben Tsugi. Bunlar da takım arkadaşlarım Kazuya ve Rei. Takım Chisa'nın üyeleriyiz." Kazuya da Tsugi'yi taklit ederek hafifçe eğiliyor, Rei'nin hala boş boş bakmakta olduğunu farkettiğinde ise sol boşluğuna çaktırmadan bir yumruk yapıştırarak eğilmesini sağlıyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 332
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm
Künye:

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by Oita Butsuo » June 23rd, 2025, 7:14 pm

Oha Chisa oha! Suratıma tükürseydin! Chisa değil başkası deseydi bu lafı kafa göz dalabilirdim. Ama Chisa'nın herhangi birine karşı kötü bir niyet beslemesi bile imkansıza yakın. Neden benim için böyle düşünsün ki? Nasıl ben Butsuo olarak cinssem Chisa da Chisa olarak cins. Şaka yapmak istediğine eminim. Ama şaka konseptine sandığı kadar hakim olmayabilir. Ne bileyim hakikati biraz eğer bükersin, biraz abartırsın, perdelersin bir şeyler yaparsın şaka olur. Böyle suratıma balgamlı balgamlı tükürmek olsa olsa eşek şakası olur.

Neyse çok da kafaya takmayacağım. Zaten taksam da gerçeği söylediği için Chisa'ya kızabileceğim bir şey yok. Şaka maka Hokkeshuu'ya sürüldük yani. Hem bu şirin dağ kasabasının güvenliğinden sorumlu olmak da bir görev. Görevimi küçümsersem burada yaşayanları da küçümsemiş olurum. Nasıl benim bir hayatım, bir hikayem varsa onların da kendi hayatları, kendi hikayeleri var. Sakagami Obaachan'ın derdi benimkinden daha az gerçek veya önemsiz değil. Dünya ninja köylerinden ibaret değil. Bana görevimi gururla üstlenmek düşer. Ha, benden daha az yetkin bir shinobi de bu görevi layığıyla yerine getirebilirdi tabii. Ortada bir verimsizlik sorunu var da denebilir yani. En azından şimdilik öyle diyelim...

Bıcırıkların konuşmasını dinledikten sonra Chisa'nın şakasına karşı donup kalan tavrım tekrar eriyip eski canlılığına döndü. Amma da sevimlileler, çok hoşuma gitti gelip bana kendilerini tanıtmları. Bir de sensei dediler bana. Vallahi ağlatacak beni keratalar. Rei-kun ise ağlatmanın ötesinde başka bir his uyandırdı içimde. Kendimi ispatlamam, o hayran bakışlarının boşa olmadığını ona gösterme isteğiyle doldum. Uzun zamandır duymadığım bir heyecan bu. Şimdiden daha canlı hissediyorum. Bir yandan ağır bir nostalji yaşıyorum bir yandan da Hokkeshuu bütün gerçekliğiyle gözlerimin önünde dikiliyor. Kesinlikle ilginç bir his.

Tsugi-chan oldukça iyi bir iş çıkarmış olsa da hem kendim hem de Chisa için ortamda oluşan havayı dağıtmak adına ben de elimden geleni yapmalıyım. Ama önce bana kendini tanıtan gençleri saygıyla selamlamak gelir. "Ben de çok memnun oldum. Tsugi-chan, Kazuya-chan, Rei-kun." dedim teker teker hepsini hafifçe öne eğilerek selamlarken. "Şu ana kadar tanışmamış olmamızın sorumlusunu herkes biliyordur herhalde." diye ekledim sonra suratımda bir sırıtışla kafamı hafifçe Chisa'dan yana eğerek. E tabi bir de benim Hokkeshuu'ya atanmam var ama o kısma hiç girmiyorum... Sonrasında da hafifçe kasabaya doğru dönüp ellerimle onları buyur ettim Hokkeshuu'ya. Bu sırada da Chisa'ya bakıp "Seni komedyen seni..." dedim kafamı hızlı hızlı iki yana sallayarak. Kervan ve Takım Chisa ile birlikte kasabaya yürüyeceğim davetimi kabul ederlerse. Yürürken de pozitif tavrımı devam ettirerek kervandaki tüccarlara da kendimi tanıtıp hoş geldin diyeceğim. "Oita Butsuo, Ishigakure Jounin'i, Hokkeshuu'nun güvenliğinden sorumluyum. Kasabamıza hoş geldiniz, lütfen bir ihtiyacınız olursa ulaşmaktan çekinmeyin." Bu kadar pozitiflikten sonra da kendilerini rahat hissetmezlerse orası kendi dertleri. Ben yapacağımı yaptım arkadaş! Son olarak da yürürken konuşacak konu olsun diye Takım Chisa için ortaya bir soru atacağım. Onlar oturup dinlenirken muhabbeti daha da koyulaştıracak fırsatımız olacaktır zaten. "Yol nasıldı, anlatın bakalım?" Sorumla beraber hepsinin teker teker gözlerine bakacağım. Özellikle Rei-kun'un. Acaba hocalık yeteneklerim de dövüş yeteneklerim kadar köreldi mi? Gözlerindeki hayranlığı hevese çevirebileceğim bir fırsat çıkar mı?..
Image
► Show Spoiler
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 444
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am
Künye:

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by Kotegawa Chisa » July 1st, 2025, 1:37 am

Yaptığı yersiz şakayla birlikte ortamın içine eden Chisa, bundan bihaber bir şekilde gülümsemeye devam etmesine rağmen öğrencileri tarafından durdurulmuştu. Her ne kadar bunu söylerken aslında köydekilerin beceriksizliğini işaret etmek istiyor olsa da diğerleri tarafından birazcık yanlış anlaşılmıştı. Yanlış anlaşıldığını fark etmiş olmasına rağmen toparlamak için herhangi bir çaba göstermiyor olmasının nedeni Butsuo'nun kendisini yanlış anlayacak birisi olmadığını düşünmesiydi, salaklığının da biraz etkisi vardı elbette.

Butsuo'yu baştan aşağı süzdü, daha önceden de iyi bir formu olan bu adamın görüşmedikleri süre boyunca antrenmanlarını hiç aksatmadığı gayet net bir şekilde belli oluyordu. Onunla birlikte Jounin sınavında yaptıkları aklına geldi. Kaya ejderi ortadan ikiye keserken ki hissettiklerini bir kez daha hissettiğinde tüyleri diken diken olmuştu. Uzun süredir kendisini sınırlarına kadar zorladığı bir savaşın içerisine girmediğinden ötürü biraz köreldiğini hissedebiliyordu genç kız.

Butsuo'nun laflarından sonra suratında şapşal bir gülümseme oluşan Chisa, zor duruma düştüğünde hep yaptığı gibi kafasının arkasını hafifçe kaşıyarak aptal aptal güldü. Tam bu anda Rei'nin bakışlarıyla adamı yemek üzere olduğunu gören Chisa bir anda neşelendi. Suratında tekrardan beliren muzip gülümseme bir şeyler planladığının belirtisiydi fakat henüz açık etmek gibi bir niyeti yoktu. Butsuo'nun hitap ettiği kişi öğrencileri olduğundan ötürü konuşmayı onlara bırakmayı planlıyordu. Bütün gece burada olacaklarından ötürü onunla oturacak bolca vaktinin olduğunu biliyordu. Hem çocuklar için de köyün önce gelen shinobilerinden biriyle sohbet etmek iyi olacaktı.

Rei'nin soruyu cevaplayacak kişi olmadığından net bir şekilde emin olduğundan ötürü yavaşça kulağına yaklaşarak fısıldadı. "Bu gece buradayız, Butsuo-san'dan kapabildiğini kapmaya çalış." Hemen ardından hafifçe geri çekilerek öğrencilerine konuşmaları için fırsatta bulundu.
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 2903
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by GM - Naruto » July 8th, 2025, 8:58 pm

Butsuo geninleri selamlayıp konuşmasını sürdürüyor, bu esnada dörtlüyü eliyle buyur edercesine kasabaya yönlendiriyor. Bu buyur edilmeyle birlikte hep beraber rahat adımlarla ana yolda ilerlemeye koyuluyorsunuz. At arabalarına yetişmeniz kolay oluyor, arabalardaki tüccarlar da Butsuo’nun selamına saygıyla karşılık veriyorlar. Devamında en ön araba yumuşak bir şekilde duruyor ve diğerlerine kıyasla nispeten daha şık giyimli ve düzgün görünen adam arabadan aşağı iniyor. Chisa ve takımı pektabii bu kişinin kim olduğunu biliyorlar, Furukawa Daisuke. Kısa bir selamlaşmanın ardından Daisuke’nin kim olduğunu Butsuo da biliyor hale geliyor. Siz konuşmanıza devam etmeden önce boşluktan istifade Daisuke konuşmaya giriyor: “Atlarımızın bakımı için iyi bir ahıra ve nalbanta, yük arabalarımızın güvenle geceyi geçirebilmesi için sağlam bir kiralık depoya ve bizim de hakedilmiş iyi bir uyku uyumamız için kaliteli bir han önerisine ihtiyacımız var Butsuo-dono. Bir süredir bu yörede çalışıyorsanız bizim için iyi önerileriniz olacağına eminim. Ayrıca arabalarımızdan birinin tekerlerinin bakıma ihtiyacı var. Bir tamirci de fena olmazdı.”

Butsuo’nun cevabının ardından tüccar ekip aralarında görev paylaşımı yaparak dağılıyorlar hava kararmadan işlerini halletmek üzere. Artık beş kişi kaldıkları anda, Butsuo geninlere yolculuklarının nasıl geçtiğiyle alakalı bir soru soruyor. Rei tam lafa girecek gibi olsa da, ağzını açtıktan sonra lafını unutmuş gibi birkaç saniye bekliyor ve devamında yutkunuyor ve sessiz kalıyor. Butsuo, bu davranışa tam manasıyla anlam veremese bile Chisa bunun Rei’nin utangaçlığından ziyade gerçekten söylediğini unutmuş olma ihtimalinin daha yüksek olmasından kaynaklı olduğunun farkında. Onun yerine, Kazuya giriyor lafa: “Biraz sıkıcıydı Butsuo-sensei. Daha önce de görevlere çıktık ama bu kadar hiç bir şey olmayan bir görev hatırlamıyorum. Birkaç kez sürekli gülümseyen ve neşeli olan Chisa-neesan’ın bile can sıkıntısından somurttuğuna şahit oldum!” Kazuya, Kotegawa ailesinden olduğu için takımının bir üyesi olana kadar Chisa’ya –neesan ekiyle hitap etmekte olduğu için arada sırada heyecanlandığı zamanlarda –sensei yerine –neesan diyebiliyor, takım üyeleri daha önce de bu durumla karşılaştıkları için herhangi bir tepki vermiyorlar. Ancak Butsuo’nun dikkatinden kaçmıyor bu durum. Gözlerini özellikle üzerinde tuttuğu Rei’nin ise gözleri o kadar boş bakıyor ki sanki kendisini değil de arkadaki hava kütlesini izliyor gibi görünmekte. Kazuya lafını yeni bitirmişken, Tsugi giriyor cümleye: “Belki de ufak bir antrenman dövüşü yapmalıyız, değil mi Chisa-sensei? Hem vücudumuzu gevşetiriz, hem de akşamki uykumuzdan önce iyi bir enerji atma yöntemi olur!”
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 444
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am
Künye:

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by Kotegawa Chisa » July 23rd, 2025, 7:16 pm

Butsuo'nun hala neşesini kaybetmediğini görmek hoşuna gitmişti. Köy tarafından bu ücra sınır kasabasına sürgün edilmesine rağmen eskisinden çok daha güçlü olduğu her halinden anlaşılabiliyordu. Chisa olabildiğince çaktırmamaya çalışarak Butsuo'yu baştan aşağı süzdü, hemen ardından ise bakışlarını kendine doğru çevirdi. Birkaç saniye boyunca bakışlarını Butsuo ile kendi arasında gezdirdikten sonra büyük bir hayal kırıklığıyla derin bir nefes verdi. Chisa son zamanlarda formunu kaybettiğini düşünüyordu, Jounin olmanın verdiği rahatlığa kapılmıştı belki de. Kesinlikle eskisine nazaran çok daha güçlüydü fakat vücudu eskisi kadar fit değildi. Hala kilolu olduğu söylenemez, hatta zayıf olduğu dahi söylenebilir fakat eskisi kadar fit olmayışı biraz zoruna gitmişti.

Butsuo ile Furukawa Daisuke arasında geçen konuşma bittikten sonra Rei konuşmaya karar vermişti fakat kısa bir süre içerisinde ne diyeceğini unutmuş ve ağzı açık bir şekilde kalmıştı. Yıllardır bunu görüyor olmasına rağmen her seferinde komik geliyordu genç kıza. Eliyle ağzını kapamış, Rei'nin tam arkasında dikilirken kahkaha atmamak için kendisini zor tutuyordu. Tam bu esnada Kazuya'nın lafa atlamasıyla birlikte Chisa derin bir nefes almış ve kendisini sakinleştirmeyi başarmıştı.

Kazuya'nın sözlerini başını sallayarak onayladıktan sonra Tsugi bir anda harika bir teklif ortaya attı. Chisa'nın gözleri bir anda parıldamaya başladı. Heyecanlı bir şekilde "Harika fikir Tsugi-chan!" dedi. Bakışlarını hızlıca Butsuo'ya çevirdikten sonra "Tabii eğer yorgun falan değilsen Butsuo-san! Gerçi burada ne yapmış olabilirsin de yorulabilirsin ki." dedi. Chisa tekrardan saçma bir şey söylemiş olsa da hiç oralı olmadan konuşmaya devam etti. "Her zaman öğrencilerimin ne kadar harika olduğunu arkadaşlarıma göstermek istemiştim." Chisa'nın aşırı derecede heyecanlı olduğu her halinden belli oluyordu. Aynı heyecanını koruyarak hızlıca çocuklara döndü ve devam etti. "Benden öğrenebileceklerinizin de bir sınırı var, bazen başka yetenekli shinobilerden de bende olmayan şeyleri kapmanız gerekiyor. Butsuo-san bunun için harika bir örnek, kendisi köyde en çok saygı duyduğum shinobilerden birisi ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar yetenekli. Buraya sürülmüş olması sakın aklınızı karıştırmasın. Onun burada olması Butsuo-san için değil, Ishigakure için çok büyük bir kayıp." Chisa hala patavatsızca konuşmaya devam etmesine rağmen diğerlerinin lafa dalmasına izin vermek gibi bir niyeti yoktu. Tekrardan Butsuo'ya döndü. "Sana güveniyorum Butsuo-san, eminim ki öğrencilerimle yapacağın bu antrenman dövüşü iki tarafa da çok şey katacak." Chisa her ne kadar heyecanlı olsa da gözlerinin içine dikkatlice bakan birisi aynı zamanda oldukça sakin olduğunu da rahatlıkla anlayabilirdi. Kotegawa Chisa'nın belki de en büyük özelliklerinden birisi buydu aslında. Genç kız her türlü duyguyu aşırı derecede yaşıyor olmasına rağmen asla kafasının karışmasına izin vermiyordu.
► Show Spoiler
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 332
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm
Künye:

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by Oita Butsuo » July 24th, 2025, 10:22 pm

Vay vay vay, Furukawa Daisuke ha! Yanlış bilmiyorsam epey zengin bir adam bu, kervanlarına bizzat önderlik edeceğini hiç düşünmemiştim. Tuz yutmuş kaynana gibi kenarda oturup yolculuğun tadını da çıkarmıyor, aktif olarak işin içinde. Takdir ettim. Hokkeshuu gibi bir ticaret kasabasında aradıklarını bulması hiç zor değil. Benim tanıdığım, bildiğim isimleri önerdim Daisuke'ye. Umi-san'ın ahırı, Tsugawa-san'ın deposu, Kanagawa-san'ın tamircisi ve tabii ki Sakagami Obaachan'ın hanı! Hepsi iyi insanlar ve Hokkeshuu'nun bilinen esnafları, bir sıkıntı yaşayacaklarını hiç sanmam. Hatta şanslılarsa yarın kahvaltıda fıstık ezmesi bile yiyebilirler!

İvedi bir şekilde görev paylaşımını da hallettikten sonra tüccar taifesi dağıldı. Artık sırada Takım Chisa ile muhabbet etmek vardı. Kısa bir girizgah olsun, buzlar erisin diye planladığım gibi yolculuklarının nasıl geçtiğini sordum. Rei-kun bir ağzını açar gibi oldu ama sonra avel avel baktığıyla kaldı. İlginç bir çocuk... Utangaç mı acaba? Başta hiç öyle bir izlenim de vermemişti halbuki. Neyse, ısınır herhalde yavaş yavaş. Dışlandığını hissettirmeyecek şekilde kabuğundan kendi kendine çıkmasına izin vermek lazım.

Peki Kazuya-chan niye Chisa'ya neesan diyor? Bu nasıl takım lan? Herkes ayrı telden çalıyor. Ben paso dayak kötek yiyordum kendi takımımda. Sensei'sinden takım arkadaşına hepsi benim ensemde boza pişiriyorlardı. Yani, Chisa'dan çok klasik bir hocalık beklemiyordum ama bu benim alıştığımın epey dışında bir şey. Kendilerine has bir şekilde yürütüyorlar bu takımı belli ki. İşleyen bir mekanizmaları varsa bana saygı duymak düşer. Sonuçta ben de Harumafuji-Kan'da klasik bir eğitim vermiyorum, benim Takım Chisa için düşündüklerim benim için de düşünülmüştü zamanında. Bu tarz durumlarda formül açıktır; ya başarılı olup herkesi göt eder kendini kanıtlarsın ya da başarısız olup "bak işte, sana o kadar demiştik" falan gibi bir sürü vızıltı dinlersin. Memlekette mermer kafalı da çok bu mermer kafalılardan ekmek yiyen de, bunları afedersin SİKE SİKE adam etmekten başka çare yok. Takım Chisa da umarım SİKE SİKE bu işi başarır. Sevimli, kendine has bir ekip. Severim ben böylelerini.

Kazuya-chan sözlerini bitirirken onu dinlediğimi ve onunla beraber şaşırdığımı belli etmek için gözlerimi pörtletip kaşlarımı kaldırdım. Bu sırada da bakışlarımı Chisa'ya kaydırdım hızlıca anlatılanlara inanamıyormuş gibi. Sonra belki bir şey eklemek ister diye tekrardan Rei-kun'a çevirdim gözlerimi ama nafile. Fena avel bakıyor bu çocuk, dağ havası falan mı çarptı acaba? İlk geldiğimde bana da olmuştu, bu yüksekler böyledir biraz. Neyse, dur bakalım çıkar kokusu yakında.

Benim daha fazla bakınmama kalmadan da Tsugi-chan girdi söze. Antrenman dövüşü, hmm... Chisa da hemen üstüne gaza gelip bu fikri onayladı. Ben aslında ben bu işe dahil miyim değil miyim pek anlamamıştım ama Chisa şüphe etmeme zaman vermeden beni de dahil etti. Sağ olsun... Ama bir yandan da laflarıyla önce böğrüme bir hançer sapladı, sonra da o hançeri bura bura deşti beni. Umarım öğrencilerin bu işin sonunda sağ çıkar Chisa... Tabi Chisa'nın sözlerinin altında kalacak da değilim. Söyleyeceklerini bitirdikten sonra bilmiş bilmiş bakarak "Yarın gelin antrenmanıma katılın da burada ne yapıp yorulabileceğinizi göstereyim isterseniz." dedim. Sonra da daha da bilmiş ve kendini beğenmiş bir tonda ekledim. "Ama zaten sen de biliyorsun ki benim yorulmam gibi bir şey söz konusu olamaz." Sözlerimi söylerken de umursamaz bir şekilde gözlerimi devirdim. Şaka tabi bunların hepsi. Hokkeshuu'da sürgünde olabilirim ama görev yerimi öyle boş kasaba, Kami-sama'nın unuttuğu yer diye de kimsenin aklına kazımasına izin vermem. Kendimden beklemeyeceğim kadar heyecanlıyım. Altı ay sonra, antrenman olsa bile bir karşılaşma... Tatlı bir heyecana yakın olsa da bir gerginlik de var üstümde. Chisa'nın öğrencilerine de kendimi kanıtlamam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Ters bir zamana denk geldiler aslında...

AMA BEN TERSLİKLER KARŞISINDA KÜÇÜLMEM! MENTALİTE OİTA BUTSUO! ALTI AY OLDU LAN, ALTI! Bu gerginlikti işte özlediğim şey! Umarım gerçekten gaza gelip veletlere bir şey yapmam. Velet mi? Yoksa çoktan gaza geldim mi? Az önce daha sevimliydiler ya bunlar, şimdi bir gözüme sevimsiz gelmeye başladılar... Lan!? Şaka şaka, sakinim. Ama değilim de tam. Kora kor kapışana kadar geçmez bu kafa.

Chisa'nın bana güvendiğini belirtmesine karşı tek gözümü kırparak karşılık verdim. Sonra da kimseyi rahatsız etmeden rahatça çarpışabileceğimiz bir yer düşünüp Takım Chisa'yı oraya götüreceğim. Eğer kimsenin söyleyecek bir şeyi yoksa da dövüş için taktiğim belli. Öncelikle hepsinin yeteneklerini görmek istiyorum. Savunmaya geçeceğim, üstüme gelirlerse geri geri kaçarak dövüş alanını kullanacağım. Ne yaptıklarını, nasıl dizildiklerini bir görelim bakalım. Kendi güçlü yönlerimi kullanarak değil de onların zayıf yönlerini kullanarak kazanmak istiyorum. Bakalım, beceririz herhalde...
Image
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 2903
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Butsuo & Chisa] Totem

Post by GM - Naruto » July 26th, 2025, 5:21 pm

Butsuo'nun Chisa'ya göz kırpmasıyla birlikte takım antrenman dövüşünün onaylandığını farketmişçesine heyecanla kıpırdanmaya başlıyor. Sadece Rei pek oralı değil gibi. Ancak Kazuya Rei'ye yanaşıp kulağına hiçbirinizin duymadığı bir şey fısıldadığında Rei'nin de heyecanla sırıtmaya başladığını görüyorsunuz. Butsuo'nun öncülüğünde, kasabadan birkaç kilometre uzakta ve yüksekte kalan nispeten açıklık sayılabilecek bir alana ulaşıyorsunuz. Burası, köy korucularının ara sıra idman yaptığı, Butsuo'nun gelişine kadar oldukça atıl kalmış ancak son altı ayda çevresi düzenlenmiş temiz bir alan. Çevrede Butsuo'nun yer yer taşıyarak, yer yer sağa sola fırlatarak, yer yer ise yumruk ve tekme atarak idmanlarında kullandığı devasa kayalar mevcut. Yaklaşık 20 metreye 10 metrelik dikdörtgen bir alan. Alanın uzun kenarlarına dik olacak şekilde tam ortasından geçen de bir çizgi mevcut. Tam ortadaki çizgiyle birbirlerinden ayrılan kare alanların bir tarafına Butsuo, bir tarafına ise Takım Chisa'nın geninleri yerleşiyorlar. Chisa ise -daha sonra isterse dahil olabilecek şekilde- alanın kenarındaki devasa kayalardan birinin tepesine tünüyor.

Butsuo, alana girip boynunu gürültüyle her iki yana doğru yatırıp kütürdetirken geninler kendi kareleri içerisinde pozisyon alıyorlar. Eşkenar olmayan bir üçgen gibi pozisyonlandıklarını farkediyor Butsuo. En önde, kendine en yakın ve orta noktada Rei bulunmakta. Onun üç-dört metre sağ arka çaprazına -Butsuo'nun solunda kalacak şekilde- Kazuya yerleşiyor. Kazuya'nın üç dört metre gerisinde ancak Rei'nin solunda kalacak şekilde ise Tsugi pozisyon alıyor. Butsuo, Rei'nin gözlerinin artık boş bakmadığını farkediyor. Karşısında ara sıra dağlarda karşılaştığı ve dostça mücadeleler verdiği yabani ayılar ve yaban domuzlarının bakışları mevcut. Geninler savaş pozisyonu alıyorlar, ancak kimse hareket etmiyor. Butsuo da Chisa da takımın pozisyon almadan önce kendi aralarında konuşmamış olduklarını farkedebiliyorlar. Bu ya çalışılmış bir pozisyon, ya da takımın birbirine uyumunu kanıtlayacak nitelikte sezgisel bir alışkanlık. Başlangıç komutu bekleniyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
Post Reply

Return to “Shinano Dağı”