Çocuk çömeldiği yerden sana bakıyor. Karşısındaki 1.80'lik, az yağ oranlı ve kasları definasyonlu suretini iyice süzüyor sanki hayvanat bahçesindeki bir şeyi izlermişçesine. Suratında çocuksu bir çekingenlik var. Sözlerinle duruşun, onu etkilemişe benziyor, o net. Çocuk biraz çekingen bir tonla, mantarları bohçaya geri toplarken konuşuyor.
"Çarptığın için özür dilemen lazım önce abla. Annem hep öyle der. Önce özür." Bunu söylerken göz kontağı kurmuyor senle, bunu söylemek için bile bütün irade rezervlerini kullanmışa benziyor. En azından tavrı sana yardımcı olabilecek birine benziyor. İlerleme kaydettiğin net.
Tek problem, ona çarptığını kesinlikle hatırlamıyorsun.
[Kurosawa Haru] Ziyaret
- GM - Naruto
- Game Master

- Posts: 2971
- Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm
Re: [Kurosawa Haru] Ziyaret
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
- Kurosawa Haru
- Kusagakure

- Posts: 355
- Joined: October 12th, 2018, 9:09 pm
Re: [Kurosawa Haru] Ziyaret
İki kaşı da aynı anda havaya kalktı, şaşkınlık içinde çocuğun dediğini anlamaya çalıştı. Kimseye çarpmadığına emindiç Gözüyle görmese de, bir çocuğa çarptığını hissederdi. İçinde bulunduğu durumu kavramaya çalışıyordu. Bu da testin bir parçası mıydı? Bu da bir ilüzyon muydu yoksa... Sınandığını hissetti Haru. Ya hala bir tekniğin içindeyse? Çocuk fazlasıyla gerçek gözüküyordu, her ne kadar ona dokunmadığını düşünse de. Çocuğun tekniğin bir parçası olduğunu hissetti Haru. Aklının ona oyunlar oynadığını, hala köye ulaşabilmek için bir testin adımı olduğunu hissetti.
Belki de o kadar çok ilüzyona maruz kalmıştı ki, aklı artık gerçeği ve sahteyi ayırt edemez hale gelmiş, düşünceleri onu yarı yolda bırakan bir insana dönüştürmüştü. "Öhm." diye sesini toparladı Haru. "Kusura bakma, çok haklısın." Çocuğu düz görebileceği mesafeye eğildi ve çömelerek çocuğa bakmaya başladı, belki özrünün daha içten olacağını hissederek: "Yolculuk beni yormuş olmalı. Sana çarptığım için özür dilerim. Bir anlık boşluğuma geldi. Dilersen mantarları toplamana yardım edebilirim." diyerek çocuğun kendi hakkında geliştirebileceği kötü düşünceleri engellemeye de çalışıyordu, en tatlı halini göstererek. Nanmin'de görev aldığı sürede insanlarla olan iletişimini geliştirmeye çalışmıştı. Bölge halkına savaşı unutturmak, orada bulunmalarının bir taciz olmadığını kanıtlamaya çalışırken çocuklara ve kadınlara karşı kazandığı bir kimlikti bu, sevimli ve özür dilemeye müsait ama sert mizaçlı, otoriter kişi personasını kullanmaya çalışacaktı çocuğa karşı. Tek bir çocuğu kazanması, bütün kasabayı kazanmasının anahtarı olabilirdi, ancak bunu kötü bir istekle yapmıyordu. Gerçekten çocuğu kazanmak istiyordu... Belki de kendini buna ikna etmiş, bu köylülerin elinden çalacakları taş için bir yol yapmaya çalışıyordu bilinç altında.
Belki de o kadar çok ilüzyona maruz kalmıştı ki, aklı artık gerçeği ve sahteyi ayırt edemez hale gelmiş, düşünceleri onu yarı yolda bırakan bir insana dönüştürmüştü. "Öhm." diye sesini toparladı Haru. "Kusura bakma, çok haklısın." Çocuğu düz görebileceği mesafeye eğildi ve çömelerek çocuğa bakmaya başladı, belki özrünün daha içten olacağını hissederek: "Yolculuk beni yormuş olmalı. Sana çarptığım için özür dilerim. Bir anlık boşluğuma geldi. Dilersen mantarları toplamana yardım edebilirim." diyerek çocuğun kendi hakkında geliştirebileceği kötü düşünceleri engellemeye de çalışıyordu, en tatlı halini göstererek. Nanmin'de görev aldığı sürede insanlarla olan iletişimini geliştirmeye çalışmıştı. Bölge halkına savaşı unutturmak, orada bulunmalarının bir taciz olmadığını kanıtlamaya çalışırken çocuklara ve kadınlara karşı kazandığı bir kimlikti bu, sevimli ve özür dilemeye müsait ama sert mizaçlı, otoriter kişi personasını kullanmaya çalışacaktı çocuğa karşı. Tek bir çocuğu kazanması, bütün kasabayı kazanmasının anahtarı olabilirdi, ancak bunu kötü bir istekle yapmıyordu. Gerçekten çocuğu kazanmak istiyordu... Belki de kendini buna ikna etmiş, bu köylülerin elinden çalacakları taş için bir yol yapmaya çalışıyordu bilinç altında.
- GM - Naruto
- Game Master

- Posts: 2971
- Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm
Re: [Kurosawa Haru] Ziyaret
Çocuk sakinliyor özür dileyince, sesli bir tepki vermiyor. Göz kontağı kurmaktan çekiniyor. Daha doğrusu, göz kontağı kurmuyor. Yere bakıyor, heybesine geri topladığı mantarları inceliyor, üzerlerine bulaşmış toprağı silkeliyor, seni inceliyor ancak suratına bakmıyor.
Empati konusundaki algılarını açıp, anlık bir durup çocuğa odaklanıyorsun. Sana bakmaması çekinmesinden ziyade, normal bir haliymiş gibi algılıyorsun. Bir önceki konuşmanızı aklında tekrar oynattığında, otizm spektrumunda olup olmayabileceği aklına geliyor. Muhtemelen öyle; ancak bilim konusunda dersleri geçecek kadar bilgin olduğundan, spesifik olarak ne gibi bir durum, hemen hatırlayamıyorsun.
Mantarları topladıktan sonra, çocuk ayağı dikeliyor. Sen de öyle. "Yorulduysan dinlenmen lazım. Köye gidelim. Özür dilediysen iyi birisisindir abla." diyor sana ve ağaçların arasından, daha önce orada olmadığına yemin edebileceğin bir patikaya doğru kısa adımlarla ilerliyor çocuk.
Peşine takılıyorsun.
Çocuk yola odaklanmış bir şekilde, konuşuyor. "Abla, sen normalden fazla beyazsın. Neden?" Sorusunun ardından korkmuşçasına bir nefes alıyor yürüyüşünü bozmadan. "Ay! Pardon. Sormamam lazımdı. Annem öyle her şey sorulmaz demişti. Pardon." diyor. Bir adım kadar önünde çocuk.
Empati konusundaki algılarını açıp, anlık bir durup çocuğa odaklanıyorsun. Sana bakmaması çekinmesinden ziyade, normal bir haliymiş gibi algılıyorsun. Bir önceki konuşmanızı aklında tekrar oynattığında, otizm spektrumunda olup olmayabileceği aklına geliyor. Muhtemelen öyle; ancak bilim konusunda dersleri geçecek kadar bilgin olduğundan, spesifik olarak ne gibi bir durum, hemen hatırlayamıyorsun.
Mantarları topladıktan sonra, çocuk ayağı dikeliyor. Sen de öyle. "Yorulduysan dinlenmen lazım. Köye gidelim. Özür dilediysen iyi birisisindir abla." diyor sana ve ağaçların arasından, daha önce orada olmadığına yemin edebileceğin bir patikaya doğru kısa adımlarla ilerliyor çocuk.
Peşine takılıyorsun.
Çocuk yola odaklanmış bir şekilde, konuşuyor. "Abla, sen normalden fazla beyazsın. Neden?" Sorusunun ardından korkmuşçasına bir nefes alıyor yürüyüşünü bozmadan. "Ay! Pardon. Sormamam lazımdı. Annem öyle her şey sorulmaz demişti. Pardon." diyor. Bir adım kadar önünde çocuk.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.


