Kagi, Sohei'nin mührü hakkında soru sorma fırsatı bulamadan Chitose altında ima dolu sözlerini kendisine yöneltmişti. Kagi, Chitose ile daha fazla baş başa konuşabilme fırsatını ise Naru'nun gelmesiyle yitiriyordu. Kapıdan Ryoken'in girmemesi ise onu sırtından soğuk sular dökülmüş gibi yaptı. Sağ elini yüzüne kapatıp önce iki gözünü sonra da burun kemiğini ovaladı. İki saniye boyunca kendine bu masajı yaptıktan sonra derin bir nefes aldı.
Gözlerini açıktan sonra kısık bir tonla neredeyse içinden konuşurcasına "Öyleyse seçimini yaptı." diye söylendi. Ardından Naru'nun uzattığı ve alması için ayağına çağırdığı parşömene doğru baktı ve "Gerek yok Naru-san. Teşekkür ederim." diyerek geçiştirdi. Zira Ryoken'in parşömeni değiştirip değiştirmediğine veya bir tuzak haline getirip getirmediğinden emin değildi. Buna karşın gerçekten de parşömen aynı olsa bile şu ana kadar gördüğünden daha fazlasını öğreneceğini sanmıyordu.
Kendisinin "cesedi mühürleyenin yeniden mühürlemesi" isteğini ise Chitose üstlenmişti. Bu konuşma karşısında cesedi ilk mühürleyenin de Chitose olup olmadığını anlamamıştı. Fakat daha fazla sorgulamak da istemiyordu. Chitose'ye doğru baktı. Ryoken'in gittiği andan itibaren kimseye güvenmemeye karar vermişti. Zira kimin Sohei'nin yanında, kimin karşısında olduğunu anlaması imkansız gibi hissettirmişti. Kısa bir bakışın ardından Naru'ya döndü ve "Gitmem gerek." dedi. "Bir başka prosedür vesaire yok ise müsaadenizi isteyeceğim."
Eğer bir aksilik olmazsa da depoya doğru yola çıkacaktı.
[Ryoken & Kagi] Gözyaşı
- Chouwano Kagi
- Kaçak

- Posts: 302
- Joined: June 4th, 2020, 6:05 pm
- GM - Naruto
- Game Master

- Posts: 2972
- Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm
Re: [Ryoken & Kagi] Gözyaşı
Off Topic
Taslağımdan kopyalarken bir paragrafı atlamışım, şimdi fark ediyorum. Kusura bakma, altta bırakıyorum, bir önceki tur sana bahsetmiş gibi kabul edebiliriz. Eğer bu cevap ortamdan ayrılmanı engelleyecekse, fikrini son anda değiştirmiş ve depoya gitmemiş gibi RP yazabilirsin.
Parşömeni almamana karşılık Naru bir kaşını kaldırarak sana bakıyor önce. Ardından "Sen bilirsin. Fikrin değişirse buradayız." diyor sakince. Chitose konuşmanın geri kalanını bir beklenti ile dinliyor ancak senin gitmek istemeni söylemenle beraber, biraz keyfi kaçıyor. Sen konuşmanı bitirdiğinde o da cesedi mühürlemiş oluyor boş bir parşömene.
Naru, "Yani, başka bir şey yok. Dediğim gibi, biz buradayız bir şey olursa. Gerçi benim de devriye ve yazı işlerim var ama, etrafta olurum muhtemelen." diyor etrafı göstererek. Son kısmını biraz yuvarlayarak ve konuyu bağlayamamanın verdiği bir gariplik hissi ile tamamlıyor.
Sen çıkarken Chitose ve Naru kendi aralarında konuşmaya başlıyorlar durum ve ceset ile alakalı.
Depoya varman çok sürmüyor. Bıraktığın gibi, hiç bir şey değişmemiş. Zaten shinobiler bir süre daha buraya kimsenin elleşmemesini sağlayacak gibi görünüyorlar, olay yeri olduğundan mütevellit.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
- Chouwano Kagi
- Kaçak

- Posts: 302
- Joined: June 4th, 2020, 6:05 pm
Re: [Ryoken & Kagi] Gözyaşı
Kagi, Chitose'nin dinlediklerini kendi teorisiyle karşılaştırmış ve Sohei'nin bu mührü ne için verdiğini, neyi bulacağını ve nasıl çözeceğini bildiğini -kendince- tasdiklediğine inanmıştı. Mühür açığa çıkan çakrayı bir "kap"ın içine mühürleyecekti. Bu "kap" ise yaklaşık beş dakika önceye kadar Ryoken olmalıydı fakat artık Ryoken yoktu ve ne işler çevirdiği de belirsizdi. Öyleyse ona yeni bir kap lazımdı.
Kapıdan çıkmadan önce Chitose ile son kez göz göze geldi ve yorulmuşçasına oflayarak nefes verdi. Tedbir almak, bir plan yapmak, bir şeyleri değiştirmeye çalışmak hiç ona göre değildi. Verdiği bu nefesle yeniden kuş gibi olduğunu hissetti. Tedbirini terk eyleyecekti, takdir kaderin idi.
Chitose'ye seslendi. "Chitose-san lütfen buyurun beraber gidelim." Naru'nun onu geri çevirmeyeceğine inanıyordu, Chitose de zaten -anladığı kadarıyla- buna istekli gibiydi. Nihayetinde gözetim altında da olacaklardı. Ne olacaksa olsun, Kagi'nin alacağı karar çok da bir şey değiştiremeyecekti.
Eğer Chitose ile beraber depoya gelirse ona şunları söyleyecekti:
—Bu mühür bana Ishichou binasından teslim edildi. Ryoken-san, belki de haklı olarak, gerçekler konusunda biraz tutumluydu ve ne ile karşılaşacağımızı bana pek anlatmadı fakat yaptığım gözlemlere dayanarak bu çakranın bir insana mühürlenmesi gerektiği kanaatindeyim. Mühür, söylediğin gibi usta işi ancak anlaşılmayacak bir yanı da yok. Yalnızca zamana ihtiyacımız var. Ama ne kadar zamanımız var ondan emin değilim. Hele ki Ryoken-san buradan ayrıldıktan sonra.
Bu son iki cümlesinde elbette bir ima vardı fakat Chitose'nin bunu ne kadar anlayıp anlamayacağından emin değildi. Ardından sözlerine devam etti:
—Belki ikimiz bazı şeyleri daha hızlı çözümleyebiliriz ya da mührü direkt amacına uygun olarak kullanır ve çakrayı bir bedene mühürleriz. Sana mühürlersek ve eğer bir şeyler ters giderse sonucun ne olacağını az çok biliyoruz. Ben buna sebep olmak istemem bu yüzden bu çakra bir bedene mühürlenecekse riski alan kişi ben olmalıyım fakat yine takdir edersin ki böylesine bir gücü -eğer başarılı olursak- bir kaçağa da emanet edemezsiniz. Öyleyse kararı sana bırakıyorum, Naru-san uzaklarda olamaz istersen ona da danışabiliriz.
Eğer aksi bir durum olur veya Chitose gelmezse, depodaki çakrayı kendine mühürlemek için vücudundan oluşturduğu kağıtlarla iki halka oluşturarak pusuladaki dört yöne uygun olarak kendi etrafını saracak ve göğsünün üstüne de Sohei'nin mührünü de bu yönlere uygun olarak yerleştirdikten sonra mührü uygulamaya çalışacaktı.
Kapıdan çıkmadan önce Chitose ile son kez göz göze geldi ve yorulmuşçasına oflayarak nefes verdi. Tedbir almak, bir plan yapmak, bir şeyleri değiştirmeye çalışmak hiç ona göre değildi. Verdiği bu nefesle yeniden kuş gibi olduğunu hissetti. Tedbirini terk eyleyecekti, takdir kaderin idi.
Chitose'ye seslendi. "Chitose-san lütfen buyurun beraber gidelim." Naru'nun onu geri çevirmeyeceğine inanıyordu, Chitose de zaten -anladığı kadarıyla- buna istekli gibiydi. Nihayetinde gözetim altında da olacaklardı. Ne olacaksa olsun, Kagi'nin alacağı karar çok da bir şey değiştiremeyecekti.
Eğer Chitose ile beraber depoya gelirse ona şunları söyleyecekti:
—Bu mühür bana Ishichou binasından teslim edildi. Ryoken-san, belki de haklı olarak, gerçekler konusunda biraz tutumluydu ve ne ile karşılaşacağımızı bana pek anlatmadı fakat yaptığım gözlemlere dayanarak bu çakranın bir insana mühürlenmesi gerektiği kanaatindeyim. Mühür, söylediğin gibi usta işi ancak anlaşılmayacak bir yanı da yok. Yalnızca zamana ihtiyacımız var. Ama ne kadar zamanımız var ondan emin değilim. Hele ki Ryoken-san buradan ayrıldıktan sonra.
Bu son iki cümlesinde elbette bir ima vardı fakat Chitose'nin bunu ne kadar anlayıp anlamayacağından emin değildi. Ardından sözlerine devam etti:
—Belki ikimiz bazı şeyleri daha hızlı çözümleyebiliriz ya da mührü direkt amacına uygun olarak kullanır ve çakrayı bir bedene mühürleriz. Sana mühürlersek ve eğer bir şeyler ters giderse sonucun ne olacağını az çok biliyoruz. Ben buna sebep olmak istemem bu yüzden bu çakra bir bedene mühürlenecekse riski alan kişi ben olmalıyım fakat yine takdir edersin ki böylesine bir gücü -eğer başarılı olursak- bir kaçağa da emanet edemezsiniz. Öyleyse kararı sana bırakıyorum, Naru-san uzaklarda olamaz istersen ona da danışabiliriz.
Eğer aksi bir durum olur veya Chitose gelmezse, depodaki çakrayı kendine mühürlemek için vücudundan oluşturduğu kağıtlarla iki halka oluşturarak pusuladaki dört yöne uygun olarak kendi etrafını saracak ve göğsünün üstüne de Sohei'nin mührünü de bu yönlere uygun olarak yerleştirdikten sonra mührü uygulamaya çalışacaktı.


