Aşağı iniyorsun selamını verdikten sonra. Ortam sessiz, bütün mekanı buz kesmiş gibi. Ayak seslerin yankılanıyor merdivenleri inerken. Alt kata vardığında, korumalar basitçe başını eğiyor sana selam vermek için. Sahne boş.
Dışarı çıkıyorsun ve Minami sokaklarının gürültüsüne kendini bırakıyorsun. İyiden iyiye başlayan gece hayatının arasına karışıyorsun. Shijo'nun bir kaç adım arkanda olduğunu hissedebiliyorsun. Munejima'nın da balkondan sizi izlediğini de.
Bir kaç sokak uzaklaşıyorsunuz sessizce mekandan. Çevre loş ve turuncu ışıklarla kaplı. İnsan sayısı fazla. Çoğu zaman çapraz bir adım atman gerekiyor önünden gelen birine çarpmamak için. Büyük bir titizlik ve çeviklik ile insanların arasından geçiyor ve yavaşlamıyorsun.
Bar Teruma'dan yeterince uzaklaşınca, bir sokak arasının girişine yakın bir yerde, aniden dönüyor ve Shijo ile yüzleşiyorsun. Shijo'nun suratı ifadesiz. Belki de bu ifadesiz suratı görmek seni daha da çok tetikliyor mu bilinmez, laflarını saydırıyorsun.
Shijo da senin hararetine benzer bir tonda lafa giriyor. Fevri bir kaç el kol hareketi ile de laflarını destekliyor. "Ne bileyim ne engelliyor, ben de düpedüz pis bir soylunun kirli işini yapmayacağım herhalde! Lafı bana bırakınca ben de ordan devam ettim, belki niyetini öğreniriz diye!"
Anlık bir sessizlik oluyor, ardından aynı hararetle devam ediyor Shijo. Bir adım da sana yaklaşıyor. "Benim derdim Kurumi'ye ne olduğunu öğrenmek. O kadar! Senden fazlasını bilmiyorum. Sakladığım bir şey yok." Tehditkâr değil, fakat sinmiyor kesinlikle. Aranızda bir adımlık daha mesafe var. Shijo'nun bu kadar kişisel alanına girmesi biraz irite edici.
[Okawa Ringo] İhtiyarın Peşinde I
- GM - Naruto
- Game Master

- Posts: 2961
- Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm
Re: [Okawa Ringo] İhtiyarın Peşinde
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
- Okawa Ringo
- Ishigakure

- Posts: 327
- Joined: February 25th, 2019, 1:04 am
Re: [Okawa Ringo] İhtiyarın Peşinde
Mekanın olanca cıvıltısı ve hareketliliği bir anda sönümlenmişti. Az önce geçen fırtına tüm havayı söndürmüştü anlaşılan. Yukarıdaki gürültüleri duyanların da modu kaçmıştı, bir kısmı ise mekanı terketmişti sanırsa. Aşağı inene kadar her şey normaldi, mekandan çıkana kadar da. Bomboş adımlarını, bir sonraki adımı takip etti. Bar Teruma onun için adım atma ihtimalinin bir daha zor olduğu bir yerdi. Lakin son kez kafasını çevirip bakmadı bile. Ringo'nun kumaşı belliydi, böyle yerlerde işi yoktu.
Dışarı atıldığında ise Minami gürültüsünden ve kalabalığından bir şey kaybetmemişti. Aynı cıvıltı, aynı hareket. Sokakların ve caddelerin canlandığını, insanların suratlarındaki ifadenin değiştiğini hissediyordu. Havanın tonu değişmiş, rüzgarın hissi farklılaşmıştı. O denli kalabalıktı ki hem o, hem de ardından gelen Shijo insan selinin arasından geçip gidiyorlardı...
Biraz sakinlik aramak umuduyla bulduğu ilk sokağa girmeyi istedi. Lakin Shijo'yu hatırladı ve kafasında kurduklarını aktarmayı seçti. Cümlelerinin yitip gitmesini istememişti belki de. Belki de meraktan ölmüştü. Belki de bekleyememişti. Kim bilir. Shijo'nun tepkisizliği ve dinginliği onu çılgına çevirse de, Ringo'nun da delirmiş bir hali yoktu. Aksine cümlelerini sarf ettikten sonra olanca sakinliğiyle onu dinlemeye koyulmuştu. Yer yer yüzünde belli belirsiz ifadeler vuku bulsa da genel olarak sinirli veya heyecanlı bir ifadeden uzak sayılırdı. Lakin Shijo daha dingindi. Bu dinginlik ve ifadesiz sıfatı görmek onu bir nebze olsun kıllandırıyordu.
"İyi." dedi. Ardından devam etti. Sokak aralarında yürüdüğü esnada, oturup yemeğini yediği esnada aklına esen düşünce sellerinden bir enstantane sunmak istedi ona. Ne düşündüğünü paylaşmak istedi belki de. "Bak. Kurumi'ye ne olduğunu ben de öğrenmek istiyorum. Lakin bunun için ne kadar ileri gideceğimizi bilmiyorum." biraz durdu. Shijo'nun ifadesiz suratında bir mimik kırıntısı aradı. Sonra devam etti.
"İkimizin de bilip söylemediği şeyler var. Bu tarz üstü kapalı konuşmaları sevmiyorum. Kageyasu bir boklar yemiş. Yemeye de devam ediyor. Lakin dahası olmalı. Kurumi'nin başına gelen her ne ise, bunun daha öncesinden farkına vardığını düşünüyorum. Bir karar aldığı, almak zorunda kaldığını düşünüyorum. Öyle hissediyorum. Biz onu bulmaya çalışıyoruz da... O bulunmak istiyor mu? Sen hiç böyle hissettin mi?"
Sokağa doğru bir kaç adım attıktan sonra çaresizle pufladı. Ağzındaki buhar hava ile karışırken tekrar söz aldı. Kısa kesmek istiyordu ancak Shijo'nun bakış açısını öğrenmek istiyordu. Dahası, bu işin sonu Kurumi'ye çıksa da çıkmasa da... Ishigakure olarak bildiği, evi olarak bildiği yeri kaybetme riski vardı. Hangisi daha kötüydü? Bilemiyordu. Çekip gitmiş birisi ile köyü arasında tercih yapacaksa, bu tercihin ayrı kaldığı evinden yana olacağı barizdi. Lakin, evi harap olmuş ise... İşte bu konuda da düşünme fırsatı olmamıştı. Bu yol, köyün başına gerçekten ne geldiği ile ilgili onları aydınlatabilirdi.
"Ginbushi için canımı veririm. Bu konuda samimiyim. Lakin Ishigakure için tüm sevdiklerimin canını hiçe sayabilirim. Arada fark var."
Onlarda eksik olan şey bilgiydi. Bu yüzden bu kadar deşiyordu. Bu yüzden kendisini hem ona, hem de kendisine karşı deşifre ediyordu. Bunun haricinde, bir fikri vardı. Fikirden çok bir arayış.
"Bize gereken şey bilgi. Munejima'yı dinleyelim. Bu işi sen zaten devraldın. Takeru'dan ne istiyormuş anlamaya çalışalım. Takeru, bugün gördüğün kızın da pek hazzetmediği birisi. Ancak daha önce bir operasyonda onları birlikte gördüm. Ben Chiyojo ile görüşeceğim. Dahası, Munejima'dan tam olarak ne istediğini çözmeye çalışacağım. Yaptıkları her ne ise onu da kıllandırıyor belli ki. Gerekirse ikili oynarız, günün sonunda parçaları birleştiririz." dedi. Sonrasında ise ona az önce bir adım atmış olan Shijo'ya usulca bir adım da o attı. Yüzü gülüyordu, az da olsa. Sağ elini omzuna götürüp yumruk yaptı, yavaşça dokundurdu. Shijo'nun ne diyeceğini beklemeye koyuldu.
Dışarı atıldığında ise Minami gürültüsünden ve kalabalığından bir şey kaybetmemişti. Aynı cıvıltı, aynı hareket. Sokakların ve caddelerin canlandığını, insanların suratlarındaki ifadenin değiştiğini hissediyordu. Havanın tonu değişmiş, rüzgarın hissi farklılaşmıştı. O denli kalabalıktı ki hem o, hem de ardından gelen Shijo insan selinin arasından geçip gidiyorlardı...
Biraz sakinlik aramak umuduyla bulduğu ilk sokağa girmeyi istedi. Lakin Shijo'yu hatırladı ve kafasında kurduklarını aktarmayı seçti. Cümlelerinin yitip gitmesini istememişti belki de. Belki de meraktan ölmüştü. Belki de bekleyememişti. Kim bilir. Shijo'nun tepkisizliği ve dinginliği onu çılgına çevirse de, Ringo'nun da delirmiş bir hali yoktu. Aksine cümlelerini sarf ettikten sonra olanca sakinliğiyle onu dinlemeye koyulmuştu. Yer yer yüzünde belli belirsiz ifadeler vuku bulsa da genel olarak sinirli veya heyecanlı bir ifadeden uzak sayılırdı. Lakin Shijo daha dingindi. Bu dinginlik ve ifadesiz sıfatı görmek onu bir nebze olsun kıllandırıyordu.
"İyi." dedi. Ardından devam etti. Sokak aralarında yürüdüğü esnada, oturup yemeğini yediği esnada aklına esen düşünce sellerinden bir enstantane sunmak istedi ona. Ne düşündüğünü paylaşmak istedi belki de. "Bak. Kurumi'ye ne olduğunu ben de öğrenmek istiyorum. Lakin bunun için ne kadar ileri gideceğimizi bilmiyorum." biraz durdu. Shijo'nun ifadesiz suratında bir mimik kırıntısı aradı. Sonra devam etti.
"İkimizin de bilip söylemediği şeyler var. Bu tarz üstü kapalı konuşmaları sevmiyorum. Kageyasu bir boklar yemiş. Yemeye de devam ediyor. Lakin dahası olmalı. Kurumi'nin başına gelen her ne ise, bunun daha öncesinden farkına vardığını düşünüyorum. Bir karar aldığı, almak zorunda kaldığını düşünüyorum. Öyle hissediyorum. Biz onu bulmaya çalışıyoruz da... O bulunmak istiyor mu? Sen hiç böyle hissettin mi?"
Sokağa doğru bir kaç adım attıktan sonra çaresizle pufladı. Ağzındaki buhar hava ile karışırken tekrar söz aldı. Kısa kesmek istiyordu ancak Shijo'nun bakış açısını öğrenmek istiyordu. Dahası, bu işin sonu Kurumi'ye çıksa da çıkmasa da... Ishigakure olarak bildiği, evi olarak bildiği yeri kaybetme riski vardı. Hangisi daha kötüydü? Bilemiyordu. Çekip gitmiş birisi ile köyü arasında tercih yapacaksa, bu tercihin ayrı kaldığı evinden yana olacağı barizdi. Lakin, evi harap olmuş ise... İşte bu konuda da düşünme fırsatı olmamıştı. Bu yol, köyün başına gerçekten ne geldiği ile ilgili onları aydınlatabilirdi.
"Ginbushi için canımı veririm. Bu konuda samimiyim. Lakin Ishigakure için tüm sevdiklerimin canını hiçe sayabilirim. Arada fark var."
Onlarda eksik olan şey bilgiydi. Bu yüzden bu kadar deşiyordu. Bu yüzden kendisini hem ona, hem de kendisine karşı deşifre ediyordu. Bunun haricinde, bir fikri vardı. Fikirden çok bir arayış.
"Bize gereken şey bilgi. Munejima'yı dinleyelim. Bu işi sen zaten devraldın. Takeru'dan ne istiyormuş anlamaya çalışalım. Takeru, bugün gördüğün kızın da pek hazzetmediği birisi. Ancak daha önce bir operasyonda onları birlikte gördüm. Ben Chiyojo ile görüşeceğim. Dahası, Munejima'dan tam olarak ne istediğini çözmeye çalışacağım. Yaptıkları her ne ise onu da kıllandırıyor belli ki. Gerekirse ikili oynarız, günün sonunda parçaları birleştiririz." dedi. Sonrasında ise ona az önce bir adım atmış olan Shijo'ya usulca bir adım da o attı. Yüzü gülüyordu, az da olsa. Sağ elini omzuna götürüp yumruk yaptı, yavaşça dokundurdu. Shijo'nun ne diyeceğini beklemeye koyuldu.
- GM - Naruto
- Game Master

- Posts: 2961
- Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm
Re: [Okawa Ringo] İhtiyarın Peşinde
"Bilmiyorum." diyor Shijo, sözlerine devam etmeden önce tekrar derin bir nefes alıyor. "Bildiklerim sana Asakura'da anlattığım kadar. Kurumi... ölmüş bile olabilir. İhtiyar Juzo da öyle. Bir avuç hayaletin peşinden de gidiyor olabiliriz. Beni delirten şey bunları bilmemek zaten."
Sana karşılık o da gülümsüyor. Suratındaki yara izi, buruk gülümsemesinin ardındaki ruhani yarasını dışa vurar cinsten.
Gözlerini senden kaçırıyor ve şehrin parlak ışıklarına dönüyor. "Ne yapıyoruz o zaman? Sen Chiyojo'ya gideceksin, ben de Munejima'ya mı? Doğru mu anladım?" Bir kaç adım atıp senden uzaklaşıyor, ellerini önünde çapraz birleştiriyor. Sana bakmadan konuşuyor; "Ayrılmak iyi bir fikir mi, emin olamadım gerçi. Ama fark etmez."
Shijo tekrar durgunlaşıyor. Ona arkadan baktığında, omuzlarında taşıdığı garip bir yük hayal edebiliyorsun. Ancak bu yük, sakladığı şeylerden mi, yoksa karşılaşmak istemediği bir gerçeğe koştuğundan mı, belirsiz. Kendisi burada değil, o bariz belli. Evet, seninle konuşuyor, tartışıyor, fikrini veriyor, ama zihni tamamen gelecekteki olası bir anda. O an ise belirsiz; her türlü şekli alıyor olabilir. Cansız bir bedenin kollarda tutulduğu, veya sıcak bir gülümsemenin doldurduğu bir an. Belki isimsiz bir mezar taşının önünde, diz çökerek. Belki de bu yolda, damarlarındaki son kan damlasının vücudundan eksildiği.
Bir insana hem fiziken yakın olup, hem de manevi olarak bu kadar uzak olmayı belki de ilk defa anlıyorsun.
Yaşarken ölmek dedikleri bu olsa gerek.
Sana karşılık o da gülümsüyor. Suratındaki yara izi, buruk gülümsemesinin ardındaki ruhani yarasını dışa vurar cinsten.
Gözlerini senden kaçırıyor ve şehrin parlak ışıklarına dönüyor. "Ne yapıyoruz o zaman? Sen Chiyojo'ya gideceksin, ben de Munejima'ya mı? Doğru mu anladım?" Bir kaç adım atıp senden uzaklaşıyor, ellerini önünde çapraz birleştiriyor. Sana bakmadan konuşuyor; "Ayrılmak iyi bir fikir mi, emin olamadım gerçi. Ama fark etmez."
Shijo tekrar durgunlaşıyor. Ona arkadan baktığında, omuzlarında taşıdığı garip bir yük hayal edebiliyorsun. Ancak bu yük, sakladığı şeylerden mi, yoksa karşılaşmak istemediği bir gerçeğe koştuğundan mı, belirsiz. Kendisi burada değil, o bariz belli. Evet, seninle konuşuyor, tartışıyor, fikrini veriyor, ama zihni tamamen gelecekteki olası bir anda. O an ise belirsiz; her türlü şekli alıyor olabilir. Cansız bir bedenin kollarda tutulduğu, veya sıcak bir gülümsemenin doldurduğu bir an. Belki isimsiz bir mezar taşının önünde, diz çökerek. Belki de bu yolda, damarlarındaki son kan damlasının vücudundan eksildiği.
Bir insana hem fiziken yakın olup, hem de manevi olarak bu kadar uzak olmayı belki de ilk defa anlıyorsun.
Yaşarken ölmek dedikleri bu olsa gerek.
Off Topic
Planı kesinleştirdikten sonra, yeni konuya geçeceğiz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
- Okawa Ringo
- Ishigakure

- Posts: 327
- Joined: February 25th, 2019, 1:04 am
Re: [Okawa Ringo] İhtiyarın Peşinde
Shijo'nun burukluğu, suratından yayılan bitkin, mutsuz ve her şeyden önemlisi umutsuz his ile Ringo'ya geçebiliyordu. Empati kurma konusunda pek yetenekli değildi lakin, zaten ne kadar iyi olursa olsun onu anlayabileceğinden şüpheliydi. Shijo'nun dürüst olmaması ya da kendini maskeliyor olma ihtimali dahi yine de gizleyemiyordu içinde kopan fırtınaları. Benzer bir durum Ringo için geçerli olsa dahi, bir şekilde her ihtimale kendisini hazırlayabiliyordu. Jounin sınavı sonrasında biraz olsun büyümüştü. Bunu hissedebiliyordu.
Buruk gülümsemesinin ardından, ara sıra dalıyor, tekrar konuşmaya başlıyordu. Sıkkın ruh hali kendisini git gide iyiden iyiye ele verirken, gayrı ihtiyari kendisininde pek fazla parlak fikri kalmadığının farkındaydı. Ringo'nun fikri ise riskliydi. Bir şekilde ayrılmak, çekecekleri dikkati arttıracak; belki de daha fazla insana ulaşma gayreti, onları daha fazla göz önüne alacaktı. Lakin işleri hızlandırma ihtimali karşısında bu riski alınabilir görüyordu. Bir şekilde zamanla yarıştıkları şu zamanda, ihtiyarın yahut Ginbushi'nin vaktinin kalmama ihtimalini de artık göz önünde bulundurmaları gerekiyordu.
"Haklısın, ayrılmak iyi bir fikir değil. Aksine riskli, zira daha fazla göz önünde olacağız. Ancak bu işleri hızlandıracak. Çünkü zamanla yarışıyor olabiliriz. Ne kadar zamanları var ya da hiç zamanları var mı bilmiyoruz. Bir şekilde daha fazla kaynağa ve bilgiye erişmemiz gerekecek."
Sözlerinin ardından Shijo'nun az önceki buruk gülümsemesini silecek şekilde gülümsedi. Sanki gayet neşeli bir konuşma yürütüyormuş gibi, her şey güllük gülistanlıkmış gibi.
"Tekrar buluşacağımız yeri ve zamanı planlayalım. Burası iş görür. Neler öğrendik ve ne kadar mesafe kat ettik birbirimize aktarırız. Şimdilik bildiklerimizi ve şüphelerimizi kendimize saklayalım. Ancak Ishigakure içinde halen güvenebileceğimiz yoldaşlarımız var. Umutsuz değilim. Kefil olabileceğim insanlar var. Yalnız değiliz. Eğer mesafe katedebilirsek, bir kaçı ile iletişime geçmeyi deneyeceğim. Kita Usagi, Jin Ryoken ve Oita Butsuo. Bunlar güvenebileceğimiz türden shinobiler."
Son sözleri ile Shijo'nun içinde bulunduğu keşmekeşe derman olabileceğini ummuştu. Zira insan bu durumlarda en çok yanında bir omuz arar. Ringo da içten içe bunu boş yere söylemiyordu. Usagi, Ryoken ya da Butsuo gibi shinobiler onu öldürme emre almış dahi olsa, önce onun sözlerini dinleyecek türden insanlardı. Ancak önce bu ihalenin derinine inmesi gerekiyordu. Bunun için de Chiyojo ile hasım birliğine soyunmalıydı. Bir şekilde yapacaktı. Ne yapacaktı, ne edecekti; daha fazlasını öğrenecekti.
"Chiyojo'dan alabileceklerim kısıtlı olsa dahi senin Munejima'yı çözmen durumunda daha anlamlı olabilir. Yani tekrar buluştuğumuzda daha fazla veriye sahip olacağız gibi görünüyor. Elimizi çabuk tutalım. Ancak gereksiz bir risk alma. Hayatını riske atma. Şimdilik planımız daha fazla veri toplamak. Sonrası için daha detaylı bir yol haritası çizeriz."
Son sözlerinin ardından Shijo'ya son bir kez daha gülümsemiş ve kafasıyla önünü göstererek bir adım atmıştı. Yol boyunca illaki konuşurlardı lakin şimdilik planları yavaş yavaş belli olmuştu.
Buruk gülümsemesinin ardından, ara sıra dalıyor, tekrar konuşmaya başlıyordu. Sıkkın ruh hali kendisini git gide iyiden iyiye ele verirken, gayrı ihtiyari kendisininde pek fazla parlak fikri kalmadığının farkındaydı. Ringo'nun fikri ise riskliydi. Bir şekilde ayrılmak, çekecekleri dikkati arttıracak; belki de daha fazla insana ulaşma gayreti, onları daha fazla göz önüne alacaktı. Lakin işleri hızlandırma ihtimali karşısında bu riski alınabilir görüyordu. Bir şekilde zamanla yarıştıkları şu zamanda, ihtiyarın yahut Ginbushi'nin vaktinin kalmama ihtimalini de artık göz önünde bulundurmaları gerekiyordu.
"Haklısın, ayrılmak iyi bir fikir değil. Aksine riskli, zira daha fazla göz önünde olacağız. Ancak bu işleri hızlandıracak. Çünkü zamanla yarışıyor olabiliriz. Ne kadar zamanları var ya da hiç zamanları var mı bilmiyoruz. Bir şekilde daha fazla kaynağa ve bilgiye erişmemiz gerekecek."
Sözlerinin ardından Shijo'nun az önceki buruk gülümsemesini silecek şekilde gülümsedi. Sanki gayet neşeli bir konuşma yürütüyormuş gibi, her şey güllük gülistanlıkmış gibi.
"Tekrar buluşacağımız yeri ve zamanı planlayalım. Burası iş görür. Neler öğrendik ve ne kadar mesafe kat ettik birbirimize aktarırız. Şimdilik bildiklerimizi ve şüphelerimizi kendimize saklayalım. Ancak Ishigakure içinde halen güvenebileceğimiz yoldaşlarımız var. Umutsuz değilim. Kefil olabileceğim insanlar var. Yalnız değiliz. Eğer mesafe katedebilirsek, bir kaçı ile iletişime geçmeyi deneyeceğim. Kita Usagi, Jin Ryoken ve Oita Butsuo. Bunlar güvenebileceğimiz türden shinobiler."
Son sözleri ile Shijo'nun içinde bulunduğu keşmekeşe derman olabileceğini ummuştu. Zira insan bu durumlarda en çok yanında bir omuz arar. Ringo da içten içe bunu boş yere söylemiyordu. Usagi, Ryoken ya da Butsuo gibi shinobiler onu öldürme emre almış dahi olsa, önce onun sözlerini dinleyecek türden insanlardı. Ancak önce bu ihalenin derinine inmesi gerekiyordu. Bunun için de Chiyojo ile hasım birliğine soyunmalıydı. Bir şekilde yapacaktı. Ne yapacaktı, ne edecekti; daha fazlasını öğrenecekti.
"Chiyojo'dan alabileceklerim kısıtlı olsa dahi senin Munejima'yı çözmen durumunda daha anlamlı olabilir. Yani tekrar buluştuğumuzda daha fazla veriye sahip olacağız gibi görünüyor. Elimizi çabuk tutalım. Ancak gereksiz bir risk alma. Hayatını riske atma. Şimdilik planımız daha fazla veri toplamak. Sonrası için daha detaylı bir yol haritası çizeriz."
Son sözlerinin ardından Shijo'ya son bir kez daha gülümsemiş ve kafasıyla önünü göstererek bir adım atmıştı. Yol boyunca illaki konuşurlardı lakin şimdilik planları yavaş yavaş belli olmuştu.
- GM - Naruto
- Game Master

- Posts: 2961
- Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm
Re: [Okawa Ringo] İhtiyarın Peşinde
Shijo sana dönüyor ve derin bir nefes veriyor. "Handa buluşalım, odada. Zaten oraya dönüp iyi bir uyku çekmem lazım. Bence senin de dinlenmen iyi olur." Sözlerinin ardından, tekrar sokağın ışıltılarına bakışlarını çeviriyor. "Buradaki meseleyi hallettikten sonra duruma bakarız. Bence daha fazla insanı şu aşamada bu işe karıştırmak pek sağlıklı olmayabilir ama, illa yardıma ihtiyacımız olacak. O bariz belli."
Tekrar sana dönüyor ve sana doğru bir adım atıyor. Yalapşap bir gülümsemeyle beraber bir elini omzuna koyuyor. "Dikkatli olacağım. Söz." dedikten sonra elini tekrar göğsünde çapraz birleştiriyor. Sana bakarak konuşmaya devam ediyor. "Ben basitçe teklifini dinlemek için gideceğim. Sanki bu işi almışız gibi davranacağım. Senin hazırlık yaptığından falan bahsederim herhalde. Detayları aldıktan sonra handa, odada buluşuruz ve bir sonraki aşamayı konuşuruz."
Konuşmaların ardından hanın yolunu tutuyorsunuz. Shijo, odaya varınca çok fazla bir şey demeden dinlenmeye geçiyor. Hafif bir uyku halinde, yarı teyakkuzda dinlenmekte.
Tekrar sana dönüyor ve sana doğru bir adım atıyor. Yalapşap bir gülümsemeyle beraber bir elini omzuna koyuyor. "Dikkatli olacağım. Söz." dedikten sonra elini tekrar göğsünde çapraz birleştiriyor. Sana bakarak konuşmaya devam ediyor. "Ben basitçe teklifini dinlemek için gideceğim. Sanki bu işi almışız gibi davranacağım. Senin hazırlık yaptığından falan bahsederim herhalde. Detayları aldıktan sonra handa, odada buluşuruz ve bir sonraki aşamayı konuşuruz."
Konuşmaların ardından hanın yolunu tutuyorsunuz. Shijo, odaya varınca çok fazla bir şey demeden dinlenmeye geçiyor. Hafif bir uyku halinde, yarı teyakkuzda dinlenmekte.
Off Topic
Gecenin geri kalanını nasıl geçirdiğinde alakalı bir RP daha alalım ve konuyu kapatalım. Diğer konu yakın zamanda açılacaktır.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
- Okawa Ringo
- Ishigakure

- Posts: 327
- Joined: February 25th, 2019, 1:04 am
Re: [Okawa Ringo] İhtiyarın Peşinde
Shijo'nun sözlerini usulca onayladıktan sonra kendisini ve az önceki kelamlarını kısaca bir tarttı. Şu an kimseye güvenmek akıllıca olmazdı. Uzun zamandır köyün yakınından geçmemişti ve kimin ne durumda olduğunu, kimin ne tarafta olduğunu kestirecek halde değildi. En kötü ihtimal, diğerlerini de bu boka bulaştırmış olurdu. Yani bir noktada kimsenin başına durduk yere bela almasını istemiyordu. Lakin bu iş artık yavaş yavaş gözünde büyümeye başlamıştı. Tek başlarına ne kadar ilerleyebileceklerini de kestiremiyordu.
Shijo'nun dostane cevabının hemen ardından, sözlerini kafasıyla onaylamış, ne söyleyeceğini de ona bırakmıştı. En azından artık iki kanalları vardı. Bu da bir ilerleme sayılırdı. Bu esnada adımlarını peşi sıra onun peşine takmış ve ışıltıların ufak ufak sızdığı sokakta ilerlemeye başlamıştı. Ara sıra planlarına dair kısa kısa konuşuyorlar, ara sıra ise havadan sudan, hayattan konuşuyorlardı. Sakin bir yolculuk oluyordu. "En azından artık iki tane kaynağımız var. İkisi de birbirinden nefret ediyor. Parçaları birleştirebilirsek yönümüzü daha iyi bulabiliriz. Umutluyum." demişti, bir ara. En azından pozitif ruh halini korumak istiyor, Shijo'nun da umutlanmasını sağlamak istiyordu.
Odaya geldikten sonra Shijo'ya benzer şekilde o da yatağa yatmış, onun gibi yarı dinlenme halinde uyuklamaya başlamıştı. Ringo genelde yastığa başını koyduğu gibi uyurdu, pek uyku sorunu çekmezdi. Lakin düşünmekten kendini de pek alamıyordu. Bu işler ne ara buraya gelmişti, her şey ne kadar tepe taklak olmuştu anlam veremiyordu. Son iki yılın neler getirip neler götürdüğüne baktığında, en son geçitte milletin izin belgelerini onaylarken şimdi Kageyasu'nun arkasından iş çevirir olmuştu. Bu yola girmesi ise içten değildi. Emindi, içten içe biliyordu ki, Shijo gelmese dahi bir gün burada olacaktı. Bir şekilde aradığı buydu. Mutsuz ve umutsuz değildi.
"Peşindeyiz ihtiyar. Seni bulacağız."
Tam olarak olmak istediği yerdeydi. Yeniden yoldaydı.
Shijo'nun dostane cevabının hemen ardından, sözlerini kafasıyla onaylamış, ne söyleyeceğini de ona bırakmıştı. En azından artık iki kanalları vardı. Bu da bir ilerleme sayılırdı. Bu esnada adımlarını peşi sıra onun peşine takmış ve ışıltıların ufak ufak sızdığı sokakta ilerlemeye başlamıştı. Ara sıra planlarına dair kısa kısa konuşuyorlar, ara sıra ise havadan sudan, hayattan konuşuyorlardı. Sakin bir yolculuk oluyordu. "En azından artık iki tane kaynağımız var. İkisi de birbirinden nefret ediyor. Parçaları birleştirebilirsek yönümüzü daha iyi bulabiliriz. Umutluyum." demişti, bir ara. En azından pozitif ruh halini korumak istiyor, Shijo'nun da umutlanmasını sağlamak istiyordu.
Odaya geldikten sonra Shijo'ya benzer şekilde o da yatağa yatmış, onun gibi yarı dinlenme halinde uyuklamaya başlamıştı. Ringo genelde yastığa başını koyduğu gibi uyurdu, pek uyku sorunu çekmezdi. Lakin düşünmekten kendini de pek alamıyordu. Bu işler ne ara buraya gelmişti, her şey ne kadar tepe taklak olmuştu anlam veremiyordu. Son iki yılın neler getirip neler götürdüğüne baktığında, en son geçitte milletin izin belgelerini onaylarken şimdi Kageyasu'nun arkasından iş çevirir olmuştu. Bu yola girmesi ise içten değildi. Emindi, içten içe biliyordu ki, Shijo gelmese dahi bir gün burada olacaktı. Bir şekilde aradığı buydu. Mutsuz ve umutsuz değildi.
"Peşindeyiz ihtiyar. Seni bulacağız."
Tam olarak olmak istediği yerdeydi. Yeniden yoldaydı.
- GM - Naruto
- Game Master

- Posts: 2961
- Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm
Re: [Okawa Ringo] İhtiyarın Peşinde I
Off Topic
Buradan devam
viewtopic.php?f=57&p=11275#p11275
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.




